murat's profile(_ Created By GoRa _)PhotosBlogListsMore Tools Help

YouTube Video

Loading...

Radio

Loading...

Feed

The owner hasn't specified a feed for this module yet.

meebo me!

Loading...

Sandbox

Loading...
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
emrewrote:
Sevgili murat abi msn yi hiç açmıyorsun bizide aramıyorsun seni çok özledik hasan abi desen kankim diyor başka birşey demiyor eğer bu mesajı okuduysn bana da mesaj yaz msn mi biliyorsun konyada sana hyırlı işler ALLAHA emanet ol by
25 Mar.
emrewrote:
Sevgili murat abi msn yi hiç açmıyorsun bizide aramıyorsun seni çok özledik hasan abi desen kankim diyor başka birşey demiyor eğer bu mesajı okuduysn bana da mesaj yaz msn mi biliyorsun konyada sana hyırlı işler ALLAHA emanet ol by
25 Mar.
Berkan Özelwrote:
slm by gora abi diyorum benden büyüksün adın da galiba teoman abiydi beni hatırlarsın umarım ben berkan spaceme çok yardımın dokundu bi ara bene msnini verebilirsen memnun olurum msnini yanlışlıkla engelleyip silmiştim spaceme yeniden yardım edersen sevinirim sayfan her zamanki gibi muhteşem kendine ii baq :d
4 Feb.
Picture of Anonymous
...... wrote:
<object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/d6jnUU6Kfes"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/d6jnUU6Kfes" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object>
 
 
29 Aug.

(_ Created By GoRa _)

24/01/2006

...

 

 
Ugrasmadan dogrudan spaces'inize eklemek için sağ alt taraftaki Bloga al sekmesine tıklayınız!

 
 
 
  

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun
Koç Boğa İkizler Yengeç Aslan Başak Terazi Akrep Yay Oğlak Kova Balık
Muneccim.com 'un katkılarıyla

 

                  

 

BENİM İÇİN ÜZÜLME!! 

 

 

                                                                                                                          

 

                                                                                   

YAZIK!
Hem kıyasıya harcıyorsun kendini,
Hem gönlün yeltenmiyor hiç kimseyi sevmeye,
Biliyorsun, saymakla bitmez sevenler seni,
Ama besbelli sen aşk duymuyorsun kimseye,
Öldüren bir nefrettir yüreğindeki  şeytan,
Hiç umurunda değil kazsan kendi kuyunu,
Çekinmezsin güzelim can evini yıkmaktan,
Onarmak olmalıyken asıl amacın onu,
Sen tutum değiştirde cayayım düşüncemden,
Yumuşak bir sevgi koy, nefret yerine bir yol,
Göründüğün gibi ol: Cömert,sıcak,sevecen,
Hiç değilse kendine yumuşak yürekli ol
Aşkım uğruna bir 'sen' daha yarat kendine
Güzellik onda veya sende yaşasın diye
William Shakespeare
 
Sen, giderken gülüm izlerini silmeyi unuttun.
Sen, giderken bitanem, bende bıraktıklarını almayı unuttun.
Sen, giderken aşkım, sen hâlâ bendeydin.
...................................................................................................................................................................................................................................
 

 

 
 
 
 

 

 Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, birde dün gece yazdığımı...
Hiç fark yok... Neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin dün gibi?
Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor? Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim
Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim... ve şuna emin ol; hiç
kimse, yok'ken bu kadar sevilmedi...
Benim karşıma "aşk" diye bu sonucu çıkaran, yarım kalmış'lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım..
Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin. Bitmeyensin..
Ayrılığın adını koyamadık sevgilim. İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü.. Ben
yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam...unutamam..... İçimde sızısı kalır. Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da
ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı!
Biz bunu başaramadık, ayrılamadık!
Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır..O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum...
Anlamıştın benim soyut' a tutkun olduğumu... O yüzden gittin kim bilir... Sevilmek
için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin... haklıydın
belki de... Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca.....
Herkesin,her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim... Ben yaşadığım hiçbir
aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu yapanlar her zaman kaybeder... Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın...
eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz
bunu başaramadık.... oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili... Farklı
bir dokunuş,ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi
zamanı durdurmaya..... Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan
kimseyi sevemedim... Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları,
yokluğunda düşlemek.... Belki de onandır, yanındayken yüreğinin gurbetine
düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek..
Yokluğun hiç de adil değil... beni yok ediyor, seni var ediyor
sevdiğim..Evet seviyorum seni varlığına rağmen!
Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim...
Artık seni yaşamak istemiyorum! ....
öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını...
sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı... Sana düşman bir sen
var içimde.... seni senle savaştıryorum, olan bana oluyor...

 

Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin...
Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim... "Keşke sen yanımda
oslaydın,keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık" diye
hayıflanmıyorum artık..... Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne
kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede....
Yazık! son sözü zaman söyleyecek... Yazık! bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık
aşkı... Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu
engelleyen senin varlığın... ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı
paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata
döndüremezdi beni... işte bu kadar güzeldir senin yokluğun... işte bu kadar
ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın.....

VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ.....

Ve unutma seninle asla helalleşmiyorum….

VARLIĞININ CANI CEHENNEME!!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 _______

Ilık rüzgarla gelen 1 müzik sesiyle daliverdim uzaklara
“Asik olmak günahsa ben bir günahkarim. Pisman degilim tanrim. "Diyordu yumusak bir ses. bir sizi saplandi ilk önce kalbime. sensizlik yüregimi yakiyodu, sana hasrettim. sari kurumus yapraklar arasinda, ruzgarin yuzume vurmasiyle kokunu duydum sanki… yalnizdim, mutsuzdum sen yoktun ebediyen gitmistin… simdi yanimda olsaydin, kollarinla beni sarar, yuzume dagilan saclarimi parmaklarinla duzeltirdin… iki taraftan kulaklarimin arkasina sıkıştirir, “boyle daha guzel Askim” derdin. yuzume dusen saclarima, tuzlu gozyaslarim karisiyo simdi. “sakin ha aglama, seni birgun bile aglarken gormek istemiyorum” derdin bana.
Simdi bir yerleden bakiyosa gozlerin uzuluyosundur. Ama gozyaslarima søz geciremiyom sevgilim. hani biz sonsuza kadar mutlu olacaktik? Hani birbirimizi terketmiyecektik? Neden beni tek basima birakip gittin Askim? Kaza haberin geldiginde inanamadim… evimizden nasıl ciktigimi bile hatirlayamiyorum.
Hastanede seni oyle kanlarin icinde baygin bir sekilde gorunce, dunya basima yikildi. elini tuttum ve sen gozlerini actin. “sakin ha! Sakin elimi birakma” dedigin zaman bile “gozlerindeki ormanda yagmur yagmasin” dedin. yanaklarimdan suzulen sicim gibi yaslar yuzune döküldügünün farkinda bile degildim.
Amaliathanenin kapisina kadar elini hic birakmadim ve mecburen elini ayirdilar benden…
Saatlerce o odada kaldin. ciktigin zaman komadaydin. Doktorlar ümitsizce gözlerime bakiyordu. seni odana götürdüler.
Neydi? Neden o makinalari vücüduna baglamislardi? Sen yasayacaktin.beni birakmayacaktin, yemin etmistin. yavasca elimi elinin uzerine koydum. hic kipirdamiyordun. Gunlerce basucunda bekledim… farkinda bile degildim. hep uyuyordun. yanimda seni beklerken; gecirdigimiz gunler bir film seridi gibi gozlerimden gecti… beni kizdirmalarin, sinir etmelerin ve ondan sonra gonlumu almak icin butun evi ben yokken cicek bahcesine cevirmen.
Dogum gunlerimizde aldigimiz hediyler. Hani son dogum gununde sana bir kazak almistim’da hemen giyip mankenlik yapmistin’ya ve ben seninle dalga gecmistim, sende alp pastayi yuzume yapistirmistin ve sonra bütün evi pastayla alt ust etmistik. temizlemesi ne zor olmustu demi Askim? Ne kadar deliymisiz, ne kadar asikmisiz… mavi kazagini son gordugumde, kanlar icindeydi… kaza gunu onu giyiyormussun meger. cok sinir ettin beni, nasıl cikacak simdi kazaktaki kan lekeleri? Olmadi simdii, iyilesir iyilesmez, kazagini sen yikayacaksin… onu sana ben aldim, atsak olmaz’ki.
Hala uyanmadin… bir haft gecti, hicbir kipirdi yok.
Doktorlarin biri gidiyor, biri geliyor… soyledikleri hicbirseyi artik anlamiyordum… bu arada, o yagmurlu gun geldi aklima. Bisikletlerle yarıs yaptigimiz o gun… hani ani bir yagmur baslamisti, eve zor yetismistik… balkonda Durup yagmuru izlerken, birgun bebegimiz olursa ismini yagmur koyalim demistik… bizim yagmurumuz yaz yagmuru olsun demistik… ve birgun daha gecti iste yanimda. sen o yatakta haraketsiz yatarken birgun daha gecti. elm elinde. ve basim yatagin yaninda, kendimden gecmisim. ve aniden elin elimde kipirdadi. aniden kirmizi, şiş gozlerimi sana cevirdim ve. gozlerini actin. o halinle bile gulumsuyordun bana. Dudaklarina kucucuk 1 opucuk kondururken, sessizce gozlerimden yin bilincsizce tuzlu gozyaslarim, dudaklarina dustu… kizar gibi yin baktin bana. “TAMAM dedim aglamayacagim” gozlerime baktin bugulu… hic beklemedigim bir anda dudaklarin kipirdamaya basladi!!“AFFET BENI” dedin. “ birbirimizi terketmiyecektik, hala dahada seni terketmedim ama. Dedin. Ve gerisini duymak bile istemiyordum, parmaklarimla dudaklarini kapattim. “konusma, yorulma, sonra konusuruz” dedim. Ama sen basima “simdi” dercesine isaret ettin. “sehre inmistim, yildönümümüz icin begendigin tek tasli pirlanta yuzugu alacaktim, aldimda.
Yaninda 3 tane gul vardi, arabanin torpido gozunde yuzugun, koltuktada gullerin vardi” dedin. ve devam ettin “hayatimda gecirdigim en guzel yillari seninle paylastim. Gozlerim, kalbim hep yaninda olacak. arabadan emanetlerini almayi unutma" dedin bana... gozlerimdeki yaslari artik durduramiyordum. " bir dahaki sonbahara yurudugumuz yolda, yalniz yuruyeceksin ve cok guclu olcaksin. Beni affet askim seni bensiz birakamiyom. seni canimdan cok seviyorum, son bir opucuk ver bana" dedin. ve bir elim elinde, bir elimde alnini oksarken istedigini yaptim. Dudaklarin sicakti ve aniden makineden ince bir ses geldi. Elin elimden kopuverdi. gozlerin yavasca kapandi... doktorlar kosup geldiler. oylece orada kaliverdim,, hareketsiz kaldim, donmustum. doktorlar seni goturduler. artik sen yoktun, YALNIZDIM.

simdi sensiz gecen ilk son bahardayim. yurudumuz yolda kurumus yapraklarin arasinda tek basimayim. arabadan bana getirdigin emanetlerimin biri evde, diyeri parmagimda. yuzugunu yasadigim surece parmagimdan, gullerini yatagimin yanindanHIC AYIRMAYACAM.
Mavi kazagini yikadim, temizledim. yastiginin uzerinde duruyo. kulagimda bana soyledin sarkiyla yuruyorum tek basima söz verdigim gibi,SARI YAPRAKLI YOLDA. ASKIM.

___

 

 

 

Kan kokuyor hava
kan...
bu sabah,
güneş bile
kızıla dönmüş.
kan kokuyor dünyam
bu sabah,
kan...
damarlarımda
dolaşırken
gözlerimden fışkırıyor,
odama.
bütün duvarlar
bulandı kana,
ve odam da
kan kokuyor artık...
kan kokusu kapladı tenimi
nadide bir parfüm gibi...
kanla yazacağım günlüğüme,
bu günün tarihini
kanla atacağım tarihe
imzamın en etkinini
....
............
.........
günlüğüm de kan kokacak
tenim gibi
hava gibi
dünyam gibi
benim gibi kan kokacak...
senin gibi........
.......
...
.
kanıyorum
kan kokuyorum
kan soluyorum
kan görüyorum
ve
kalbimden
akmaya
çalışan
son damla kan da
boğuluyorum
seni sakladığım
o son damla da
seninle kan oldum
kana kana
kanıyorum...
kan kokuyorum
kan kokuyorum
kan........

 

 

 

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...

"Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... "

Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.

Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz...

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni, Sen birtanem din!

Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di....

"Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye...

Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye...Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi...

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!

Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!

İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!

Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...

Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç bahsetmeseydim Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum! Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum. Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...

Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!

Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa, ben geceler'de ıslanıyor olacağım,Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım...

Ben Kaybettim... Sen Kazandın! Artık sesimi duymayacaksın...

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!

Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ama ben artık gidiyorum..

Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...

Ve Lütfen, Aralık'ta yağmur yağdığında sakın İstiklale gelme.

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum....

Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...
 


 

05/01/2006

...

 
 

 

 

 


Free Website Counter
Free Website Counter                                     
                                                                                      

 

                                                         

 

 

Gözlerimin değdiği her yerdesin.
Kapadığımda rüyalarımın her anında,
Açtığım zaman hemen karşımda,
Duvarlarımdasın..
Her gece yatağa yatıpta,
Bakışlarım tavana çakıldığında.
Ne olur ya gel de bana
Ya da al bakışlarını benden..
 
Çorbamı karıştırırken,
Kaşığıma takılıyorsun,
Çayımı yudumlarken,
Dudaklarıma.
Yansımam oluyorsun,
Aynaya her bakışımda.
Ne olur ya gel de bana
Ya da al bakışlarını benden..
 
Her simada, sen bakıyorsun bana
Caddede, otobüste, sokaklarda
Her döndüğüm köşeden,
İlk bakışların çıkıyor karşıma
Minik bir kedi görsem,
Eğilsem, sevsem,
Onun gözlerinden bakıyorsun.
Ne olur ya gel de bana
Ya da al bakışlarını benden..
Ne zaman sahile inmeye görsem ,
Bakışların dalga olup vuruyor kıyıya.
Bilemiyorum ki güneş,
Bakışlarındaki pırıltıya benzettiğim için mi
Bu kadar parlak..
Ama yoruldum anlıyor musun?
Ne olur ya gel de bana
Ya da al bakışlarını benden..
 

 
 
..............................................................................................................................................................................................................................................................................

.

 

 

 

 

 

Ben giderken,
Dimdik ol diyorsun.
Eğme başını !
Söylesene,
Nasıl şahitlik eder bu gözler,
Ellerimin arasından kayıp ta gitmene?

 

 

 

Yaralı bir serçe bulmuştuk bir gün,
Hatırlıyor musun?
Avuçlarında, nasılda titriyordu korkudan,
Acımasına rağmen,
Nasılda çırpıyordu kanatlarını.
Bak şimdi ben çırpınıyorum avuçlarında,
Yüreğim acıyla çırpıyor kanatlarını..
Ve haykırıyor avaz avaz ..
GİTME!..

 

Evet korkuyorum,
Hem de çok korkuyorum sensizlikten
Gidişini düşündükçe,
Üşüyorumda çok.
Ürperiyorum.
Yollarına kapanasım geliyor.
GİTME!..

 

Bir gece çok ateşlenmiştim,
Ve sen sabaha kadar ,
Bir an dahi ayrılmamıştın başucumdan
Sen hep yanımda kal diye,
Ateşim hiç düşsün istememiştim.
Tenimden süzülen her boncuk ter,
Ruhumun feryadıydı aslında,
GİTME!...
Şimdi görüyorum ki boşuna feryatlarım
Gideceksin biliyorum..
Namlusundan fırlamış bir kurşun gibi
Uzaklara düşecek kovanım.
Öksüz kalacak sensiz yarınlarım.
Yetim kalacak rüyalarım...
Başını dik tut deme bana.
Gidişine şahit olmayacağım.
Gitme diye yakarışlarıma bakıp
Sanmayasın ki zavallıyım.
Çünkü bir kez gidersen
Ve bir gün dönmek istersen geriye
Bıraktığın yerde olmayacağım!...
 
................................................................................................................................................................................................................................................................................

25/12/2005

..

 
Sen hiç dertleştinmi yalnızlıkla?
Peki ya senin hiç sensizliğin oldumu?
Ya hiç güneşi beklerken,tutulduğuna şahit oldunmu?
Yarını beklerken,farkında olmadan saatin yarını gösterdiği oldumu?
Herşeyini feda ettiğin vurdumu seni usuldan hiç?
Birden etrafı izlerken gülen insanları fark ettiğinde,
Ne zamandır suratının asık olduğundan habersiz oldunmu?
Göz yaşlarını farkettirmemek için yağmuru bekleyip ağladınmı hiç?

Seni beklemiyorum artık..Gülüşün var sadece aklımda ve gözlerin..
Sevgimi güneşe sardım sıcak kalması için..
Umudumu yağmura yatırdım,her damlada biraz daha büyümesi için..
Kötü ne varsa,üzerine bir avuç toprak attım yok olması için..
Seni sana bıraktım!!

Herşeyden herkesten habersiz..
Elvedasız yok oluşum senden ..
Şimdi gülüceklerin başkasının olsun..
Gözlerinde...
Teninde..
Kokunda..

Şimdi Dışından yalan da olsa gül..
İçin kan ağlamayı tat..
Şimdi Başkasına bana baktığın gibi Bak..
Utan..
Tenine başkası değsin..
Kokunu saklamaya çalış..ve yalancı bi tebessüm savur...

Durma Hadi Gül...
Gözlerin Kan çanağı oluncaya kadar Gül!!
Haykırırcasına Sus!!
 
 

                                                                                               

 

 

 

 Yazma diyorsun bana...
yazma..
çünkü yazdığın her satırda,
kalbimi bir kez daha yerinden söküp götürüyor
hasretle közlenmiş kelimelerin..
yüreğimi parçalıyor, dağlıyor özlemin..
aklımdan ve gözlerimin önünden
bir an dahi çıkmayan ve beynimi
çıldırasıya meşgul eden hayalin
dahada çakılıyor gözbebeklerimin tam ortasına..

 

Oysa ben aldığım her nefeste ,
yüreğimin en derinlerine saplanan
yokluğunun hançeriyle kanayan yaralarımı
bastırmaya çalışıyorum kelimelerimle..
belki ben yazdıkça ve sen bildikçe
içimdeki bu derin özlemi ve sevgiyi ,
çaresizliğin sırtını çürüten ağırlığı altında
ezildiğin için yazma diyorsun bana..
ayakların bana gelmek isterken
prangalarla bağlı bir mahkum gibi,
mecburi bir istikameti takip ediyor olmanın
kahreden hissi dökülüyor dillerinden..

YAZMA ! KELİMELERİNLE VURMA BENİ !
Peki yazmazsam nasıl anlatabilirim sana,
içimde kutsal bir kitap gibi taşıdığım,
tövbe adeta bir din gibi inandığım,
sevdiğim seni? 
Yazmazsam nasıl anlatabilirim,
bir karabasan gibi üzerime çökmüş sensiz geceleri?
Sen olmadan hayatımın makineye bağlanmış,
ötenazi bekleyen bir et yığınında yer işgal ettiğini?
Söylesene yazmazsam nasıl anlatabilirim
varlığınla içimde yeşerttiğin çiçek bahçelerini?
Dünyalar yansa bana bişey olmayacağına inanmama sebep olan güveni?
Sevdanla yoluma serdiğin,
gökkuşağında yer almayan hayatın tüm renklerini ...
Hem bilir misin ki acıyı bile elinden tatlı niyetine yediğimi?
koynuna kıvrılıpta birlikte izlediğimiz bir filmden duyduğum hazzı, neşeyi?
Yazma diyorsun bana,
söyle,
yazmazsam nasıl anlatacağım yüreğime sığdıramadığım bu coşkuyu,
sevgiyi ?
Adını bir dua gibi her an zikredişimi..   

Yazma diyorsun bana...
yazma..
çünkü yazdığın her satırda
kalbimi bir kez daha yerinden söküp götürüyor
hasretle közlenmiş kelimelerin.. 
Ya benim kalbim?
Sen kalbimi , beni ilk sevdiğini söylediğinde söktün..
O gün bugün sende atıyor kalbim!..
                            
 

 

24/12/2005

.

 

 
Sen giderken kalbim ve dudaklarım ayrı ayrı haykırır ardından keşke duyabilseydin bir kerecik kalbimin sesini....
 
Git.. yüzüme öyle bakma git. hiç durma, bir gidenin bir daha asla giremeyeceği kapı orada git.Hiçbirşey açıklamak zorunda değilsin. Giderken söyleyecek şey bulamaz insanlar.Sen bahanelerin ardına sığınanlardan olma git.

((Oysa daha doyamadım sana..Kokunu yeterince çekmedim içime...Yapacağımız ne çok şey vardı.. Neler planlamıştık?.. Şimdi ne yapacağım ben?Nasıl duracağım ayakta?"kal"dersem kalırmısın yar? nasıl istiyorum yalan bile olsa "Bu gidiş sadece zorunluluktan, bekle beni döneceğim" demeni...))

Her aşk biter, sen de git.Hem zaten biteceği daha baştan belli bir aşktı bizimkisi.Sen gitmesen belliki birgün ben gidecektim. Herkes kendi tercihini yaşar ve sen tercihini yaptın. Rahat ol git.Aklın kalmasın burada. Dramatik vedaların kahramanları olmayalım, git.

((Benim aklım sende kalacak. Sadece aklım değil yüreğimde... Bitmezdi bizim aşkımız. Asla terk etmezdim seni. Benliğimi, varlığımı, hayatımı adamıştım ben bu aşka. Beni tercih etmeni isterdim, benimle yaşamanı isterdim.Şimdi kimi ya da neyi seçtiğinin ne önemi var artık? Ağlayacağım ardından kahretsin ağlayacağım.....))

İstersen dost olabiliriz, haberleşiriz birbirimizle.Mutlu olmanı isterim. Sen mutluluğu hak eden bir insansın. Elbette ben de mutlu olacağım merak etme, git. Hayatımıza başkaları girecek ve biz belkide birlikte yaşadıklarımızı bir süre sonra hatırlamayacağız bile, git. Hangi yara kabuk bağlamamışki bugüne kadar? Hangi ateş sönmemişki? Yapman gerekeni yap, git

((Sensiz olabilirmiyim ben yar? Unutabilirmisin bu kadar kolay? yaşadığımız onca şeyi silebilirmiyim? Mümkün değil, seni içimden çıkartıp atmam mümkün değil. Biliyorum, hiçbir ilaç iyileştirmeyecek senin açtığın yarayı. Senin yaktığın sevda ateşi hiçbir zaman sönmeyecek. Senin mutlu olmanı istediğimde yalan. Mutlu olma yar, benim gibi sen de mutlu olma.Belki o zaman yeniden dönersin bana...))

Haydi zaman geçiyor artık, git. Hem neden suratın asık? Sevinmelisin gittiğine. Aslında sana teşekkür etmeliyim. Beni bu aşkın yükünü taşımaktan kurtardığın için. Rahatladım biliyormusun? bende kalan birkaç parça eşyanı da gönderirim ardından. Fırsat buldukça ararım seni, haydi git.

((Gitme benim güzel sevdalım, gitme. Beni bu aptal dünyada bir başıma bırakıp gitme..Gidip de yüreğimi öldürme.. İçim acıyor, kalbim sıkışıyor. Ben asıl sensizliğin yükünü taşıyamam gitme
Ne Olur Gitme...... ))

 
 
 
 
 ama gittin !!! 
 
Seni dilediğim gibi düşünebilirim artık
Tutar ellerini öpebilirim uzun uzun
Kimseler ayıplamaz beni
Yokluğunda seni nasıl sevdigimi anlayamazlar
İşte gözlerin,işte dudakların
Ve hayret ellerimle seni
Hergün biraz daha güzelleştiriyorum

Bütün resimler sana benziyor hayret!
Bütün aynalarda sen varsın
Nereye gitsem peşimden geliyorsun
Şimdi sigarasın dudaklarımda
Biraz sonra beyaz bir kağıt
Ve akşam içtiğim bir kadeh içki olacaksın

Kimse yokluğunda bunca sevilmedi
Kimse yokluğunda ilahlaşmadı bu kadar
saçların böyle daha güzel
sen daha güzelsin
gelecek mutlu günlerin ışığında
Herşey daha güzel
Ne varki ayrılıgın adı kötüye çıkmış
Yoksa bin yıl daha ayrılıklar içinde sevmek...

Ama biliyorsun nihayet bende insanım
Umutsuzluğa düştüğüm anlar oluyor
Hiç gelmeyeceksin sanıyorum
O zaman kurşun gibi bir korku saplanıyor kalbime
katran gibi bir yalnızlıktır sarıyor içimi
Yalnızlıgımdan utanıyorum

Beni sevmesen ölürdüm
Beni sevmesen bir çakıl taşıydım şimdi
Beni sevmesen bir duvar gibi sağırdım
Kördüm bir ot kadar
Ölümden acıydım ölümden beterdim
BENİ SEVMESEN
Dünyayı bütün insanlara zindan ederdim

Beni bunca saracak ne vardı
Kanıma girecek.gözbebeklerime oturacak
Bir şarkı gibi kulaklarımdan eksilmeyecek
Ne vardı hiç karşıma çıkmasaydın
Bu kör olası gözler görmeseydi seni
Ne vardı güzelliğini hiç bilmeseydim
Bir dua gibi bellemeseydim adını
Ne vardı bütün gece gözlerim tavana dikerek seni düşünmeseydim

Belki karşımda değilsin yanılıyorum
Bu gözler senin gözlerin değil aldatıyorlar beni
Karanlığın gözleri olmalı bunlar,bana böylesine keder veren
Gülmeyi,yaşamayı haram eden bir karanlığın gözleri olmalı
Öyleyse sen hiçbir yerde yoksun
sana hiç bir zaman yaklaşamayacağım
Yalan bu geçici sevinç,bu ışık
Bu karanlıgın ortasında yanan alev gözler
Bu bir kadeh içki gibi aydınlık

Ne dedimse inanma,seni değil kendimi aldatıyorum
Sen istedigin kadar varlığın ta kendisi ol
Ölümsüzlüğün ta kendisi..
Ben günden güne yok olmaktayım
Bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
Anlamıyormusun
Gökyüzü güneş olsa
SENSİZ KARANLIKTAYIM......

22/12/2005

.

 

 

Aşk beklerken,
Dalları yeşermişken,
Çiçekleri tomurcuk vermişken,
İçi içine sığmazken gel.
 
 
Vaktinde gel ki,
Yaprakları sararmasın
Gel ki,
Çiçek açmadan kurumasın.
 
Aşk,küsmeden gel.
Sabırsızdır..bekletme
Gel ki,
Bıkmasın,gitmesin senden.
 
 
Küserse bağışlamaz
Bencildir;
Alevler için de kalsan da,
Dönüp bakmaz.
 
Aşk; yeni bir aşka gitmeden gel...
 
                    ..................................................................................................................................................................................................
 
Saniye Erol

 

 

21/12/2005

WeB GüNLüĞü...

 


 

NASIL BİR MASAL . . .

Ağlamak yok dedim artık sevdiğini bırak gitsin eğer seviyorsa mutlaka geri dönecektir, dönmediyse zaten hiç senin olmamıştır. Gidişinle yüreğime bir çizik attın bu yüzden tek ilacım sensin.

Ayrılığa çok uzak duran gönlüm, yüreğimin tek basımlık gazetesine benden habersiz ilanlar verdi. Sevdamı, kaybettim hükümsüzdür. Ne bir cevap geldi ne de bir telefon. Masamdaki son gülde soldu solacak. Senden gelen nefesi bekliyor...
Sen dönülmez bir yolmuşsun kestiremedim bunu önceden ama aradığım adreste senmişsin meğer. Kendimi sana giden yolun başlangıcında sanırken aslında sana o kadar yol almışım ki farkında olmadan bu yüzden sensiz yapamayışım.

Menzilim sendin tek bildiğim buydu Geri dön dersen dönemem bir tanem çünkü ben senden habersiz seni alıp gitmişim, sana ulaştıktan sonra ben menzili bile geçmişim sen bu yüzden benden bir adım gerisin sevgi yarışında ben seni çoktan geçtim Ardımda sevdalarım, önümde ıslak toprak kokusu kalmıştı.

Vazgeçemeyişim ile sabahladım, avuçlarımdaki kalp kırıntılarıyla. Bir sana kadeh kaldırdım bir de soğuk kaldırımlara. Gökteki yıldızları meze yaptım. Ve senden habersiz hepsini kalbime sapladım.

Bulutlara elimi uzattım yüreğimde şimşekler çaktı. Heyecanlarım coştu , koştu, yoruldu ve sensizlikle duruldu...


Nerden sevdim dedim. Cevabını bulamadım. Neden sen dedim. Bu sorunun da cevabını bulamadım.

Söküğünü dikemeyen terzi gibiydim. Sökülmüştü yüreğim bir baştan bir başa. Titrek ellerim ne iğneyi tutar ne de ipliği.

Şimdilerde bir hoşum, bir elimde hüznün kadehi diğerinde çocuksu sevdam. içimde ki çocuk Minik parmaklarıyla elindeki süt beyaz tebeşirle yazılar yazmakta karanlık odamın soğuk duvarlarına.

 Küçük harflerle başlayan büyük harflerle son bulan. Eğricik, kargacık, burgacık. özLeDİM...


Yoksa gençliğin en çağlayan zamanında uçarı bir sevda mıydın umarsız bir sevgi miydin....

sana dokunamamak, seni doyasıya seyredememek, yanına sığınamamak ne bir çocuksu sevda kaldırabilir bu yükü nede uçarı bir aşk dayanır en genç vücuduna rağmen çöker omuzları, aslında hep varken bile, yanımda olmayışına, benim için hep hayallerde kalacağına dayanılırmı sence


Bir masaldı yaşadıklarım. Bir varmışla başlayan bir yokmuşla son bulmayan.

 Nasıl bir özlemekti bu sevgiyi boşlukta, sevdayı bilinmezlikte arayan. Nasıl bir masaldı...yanlızca ikimize gerçek….

 

 

 

 

 

GİTGİDE ALIŞIYORUM SANA

 
 
 
 

Gitgide alışıyorum sana... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... Düşünki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana tüm alışmaktan değil seni kendimealıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın ölmekten ve seni bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... Oysa ki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni... Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim... "Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyenibir "ben" yaratacaksın benden! İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor... Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştan başa seni görecekler içimde... Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan... Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni... Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden... Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri... Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum... Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık... Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz...Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum... Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde... Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim... Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez... Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil... Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık. Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız... Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle... Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık... Ümit Yaşar OĞUZCAN

 
.
 

 

 

 

Susma, söyle hadi
Gideceksin değil mi?
Ne hesap sorarım sana
Ne ‘Düşün’ derim halimi
Al hazırladığın valize
Koy, tükenmez sevgimi…….
……..
Yüreğimi koy, gözyaşımı koy
Uykusuz geçecek gecelerimi
Sensiz çekeceğim çilelerimi koy..
Ayrılık valizin ağır da olsa
Al, masamdaki resmini de koy
Hatta güneşi koy valizine,
Artık doğmasın üzerime.
Yıldızları da doldur içine,
Aramasın gözlerim seni
Gökyüzünde............
………
Senden sonra kopacak fırtınaları,
Yaşanmış acı tatlı hatıraları,
Dünü, bugünü ve yarınları,
Koy ayrılık valizine
Koy da git hadi...........
……..
Sanma ardından ağlayacağım,
Sanma yanıp da kahrolacağım,
Tüm duygularımı valizine koydum

Onları seninle yollayacağım
Ve yaşarsam, şayet yaşarsam,
Bir daha aşık olmayacağım...........

 

 

 

 

 

20/12/2005

..


    
Sevmek...Tanrının bize bağışladığı en yüce duygulardan bir tanesi... 
Yaşamımıza renk katan yegane şey. Sevmek ve sevildiğini hissetmek,
 hissettirmek. Sevmek... her şeyi, dünyayı, yaşamayı, insanları, kuşları, çiçekleri,
 denizi, suyu, herşeyi, kendimizi bir de. Biz ulus olarak sevgi dolu insanlarız aslında, 
yüreğimiz hep bu ışıltılarla dolu.
 Ama sevgimizi dile getiremiyoruz yeterince. Hep içimizde, yüreğimizde saklı tutuyoruz, 
nedense kullanmayıp saklıyoruz.
 Halbuki ne güzel iki kelimedir “ seni seviyorum ” diyebilmek.
 Bu gizemli kelimeyi kullanmaktan korkmasak, içimizden geldiği gibi ve
 hissettiğimiz anda söyleyebilsek keşke sevdiklerimize.

Dünün , sabahın ilk ışıklarında yeni açmış bir çiçeğin yaprağındaki çiğ tanesi ile
 size gülümsemesini bir kez. içimizi mutlulukla dolduran bu sıcak tablo karısında 
 seni seviyorum güzel çiçek” demek, ne hoş bir karşılamadır onu. 
( aptalca mı geliyor size, gelmesin lütfen) Yada aynada yüzünüze bakarken içten
 gelen bir gülümseme ile kendi kendimize “ seni seviyorum ” desek, diyebilsek keşke.

seni seviyorum ” öyle sihirli ve güçlü iki sözcüktür ki aslında;
söylendiği anda karşımızda akan suları bile durdurur anında. 
Eşimize, kızımıza, sevgilimize, emektar köpeğimize, yetiştirdiğimiz çiçeklere,
 büyüklerimize , tüm sevdiklerimize söyleyelim her an içimizden geldiğinde; duraksamadan,
” acaba tepkileri ne olur, yada çok söylemeyeyim etkisi azalır ” diye düşünmeden.
 Olabilir mi hiç böyle bir şey, etkisi azalabilir mi hiç. Bu iki sözcük ne kadar sık kullanılırsa 
insanın içini o kadar okşar, o kadar sevgi ile doldurur, ilişkileri düzene sokar,
 uzaklar hemen yakınlaştırır, mesafeleri yok eder.
 Ne güzel bir şeydir bunu sıkça kullanabilmek,
 alışkanlık haline getirip söyleyebilmek. 

Hayatın ne kadar acımasız, ne kadar kısa olduğunu, belki yarın
 sevdiğimiz ve değer verdiğimiz kişileri bir daha bulamayacaımızı düşünecek olursanız;
 bence şu anda, şu saniyeden itibaren, daha fazla geç kalmadan söyleyelim, 
haykıralım sevgimizi; “ seni seviyorum ” diyelim.

Eşimizi yada sevdiklerimizi yolculuğa uğurlarken hazırladımız bavulun içine,
giyisilerin arasına “ seni seviyorum ” yazan minicik notlar iliştirelim. 
Bizden önce eve geleceğini bildiğimiz anlarda yine onlar için evin çeşitli yerlerine 
 seni seviyorum ” mesajları bırakalım. İnanın o mesajları gördüklerinde yaşayacakları 
mutluluğu kelimelerle anlatmak mümkün olmaz. Bu öylesine güzel bir sıcaklık, 
öylesine güzel bir yakınlaşmadır, sözcüklere sığdıramazsınız gücünü.

İçimizde tutup, saklayıp, ayda yılda bir kez söylediğimizde; hayatımızdaki
“keşkelerin” sayısı hızla artacaktır inanın buna. 
Oysaki “keşkelerin “geri dönüşleri yoktur; giden yıllarla birlikte onlarda gider, 
yakalayamazsınız.

O halde gelin kullanmaktan çekinmeyelim,
 seni seviyorum ” demeyi de sevelim, tüketelim bolca. 
Bilin ki siz kullandıkça tükenmeyecek, 
size geri dönşleri katlanarak artacaktır.

cokk

 

                                                                                                                                            

 

                  

 

 Asil eksiklik, eksik oldugumuzu dusunmekti.
Asil eksiklik, careyi baskasinda aramakti.
Hayatin matematigi farkli; iki yarimi toplayinca bir etmiyor.
insan tek basina mutsuzsa
baska biriyle de mutlu olamiyor.
once yalnizdik.
9 ay boyunca karanlik bir yerde disari cikmayi
bekledik ve
dunyaya aglayarak geldik. Pisman gibiydik.
Ya da mecburen gelmis gibi.
Biraz buyudukten sonra, kendimizi bildigimiz anda,
icimizi kemiren,
kalbimizi kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik:
Bir yerde bir eksik var.
Korktuk. "Bunun sebebi ne?" diye sorduk kendimize.
Cevabi yapistirdik:
Demek ki sahip olmadigimiz bir seyler var.
O yuzden eksiklik hissediyoruz."
Peki, neye sahip olmamiz gerekiyor?
cocukken,"yasimiz kucuk" diye dusunduk.
Her istedigimizi yapamiyoruz.
Kurallar, yasaklar var. Buyuyunce her sey yoluna
girecek.
Buyudukce Bir sey degismedi.
Yine huzursuzduk. icimizden bir ses ayni sozcukleri
fisildiyordu:
"Bir eksik var."
Kafamiz karisti.
Nasil kurtulacagiz bu igrenc duygudan? Nasil gececek
bu?
Aklimiza yeni cevaplar geldi: Okulu bitirince gececek.

Ise girince gececek.
Para kazaninca gececek.
Tatile gidince gececek.
Okulu bitirdik. Diploma aldik. ise girdik. Kartvizit
aldik.
Calistik. Para kazandik. Tasindik. Araba aldik.
Calistik.
Eve yeni esyalar aldik.
Tatile gittik. Dans ettik. Terfi ettik. Kartviziti
degistirdik.
Daha cok calistik. Daha cok para
kazandik.Calistik.Calistik .
Gecmedi. "Bir yerde bir eksik var" hissi, hala orada
duruyordu.
Bu sefer de "Sevgilimiz olunca gececek" dedik.
"Yalnizligimiz sona erince bu illetten kurtulacagiz."
Beklemeye basladik.
Derken, biri cikti karsimiza. asik olduk. Ve aninda
baska biri olduk.
Daha guclu, daha guzel, daha akilli biri. Hesap
cuzdanlari,
kartvizitler,hatta ilaclar bile boyle hissetmemizi
saglamamisti.
Sevgilimizin gozlerinde, daha once bize verilmemis
kadar buyuk sevgi ve hayranlik gorduk.
Sevgilimizin gozlerinde Tanri' yi gorduk.
Isigi gorduk. "Tunelin ucundaki isik bu olmali" diye
dusunduk "kurtulduk."
Sonra bir gun, daha dun bize deli gibi asik olan insan
cekip gidiverdi.

 


Ya da artik eskisi gibi sevmedigini soyledi.
Ya da baska birine asik oldugunu soyledi.
Ya da daha kotusu, baska birine asik oldu ama
soylemedi.
Telefonu acmamasindan, elimizi tutmamasindan,
sevismemesine
bahane bulmak zorunda kalmamak icin biz uyuduktan
sonra yataga gelmesinden anladik,
bir terslik oldugunu.....
Belki de sevmekten vazgecen veya terk eden sevgilimiz
degildi, bizdik.
Fark etmez.
Sonucta ask bitti.
Simdi her yer bombos. Simdi tekrar yalniziz.


Basladigimiz yere donduk.
Yillarca ugrastik, eksigin ne oldugunu bulamadik.
Halbuki her seyi denedik, her yere baktik.
oyle mi?
Bakmadigimiz bir yer kaldi. Icimize bakmadik.
Eksik parcayi disarda aradik ama
icimizde sakli olabilecegini akil etmedik.
Birilerini sevdik, birileri bizi sevsin diye ugrastik
ama kendimizi sevmedik.
Sasiracak bir sey yok, tabi ki sevmedik.
Kendimizi sevsek bu kadar kosturur muyduk?
Canimiz yanmasin diye duvarlarin ardina saklanir
miydik?
Kendimizi bos sanip doldurmaya ugrasir miydik?
Terk edilmekten korkar miydik?
Asil eksiklik, eksik oldugumuzu dusunmekti.
Asil eksiklik, careyi baskasinda aramakti.
Hayatin matematigi farkli; iki yarimi toplayinca bir
etmiyor.
Insan tek basina mutsuzsa baska biriyle de mutlu
olamiyor.
Herkes beni sevsin" diye ugrasinca kimse gercekten
sevmiyor, herkes
sevgisine sart koyuyor, sinir koyuyor.
Oysa "kendime duydugum sevgi bana yeter" diye dusununce,
kendimizi oldugumuz gibi kabullenince yarim tamamlaniyor.
Her sey bir oluyor.
iste o zaman perde aralaniyor. Aci diniyor.
iste o zaman baska 'bir' iyle bir
araya gelerek, hesabin kitabin,
korkunun kayginin
hukum surdugu sahte bir sevgi yerine,
gercek bir sevgi yaratilabiliyor.
Sonsuz Sevgilerimle.....

CAN DUNDAR 

 

 

.............................................................................................................................................................................................................................................................

..

     

.                                                                               

 

Yokluğun yanımda İlacı yok ki yokluğunun hükmü olsun Gözlerimin ağrısı bir kadının çığlığı ..ve gecemi kimse anlamıyor artık Diğerlerine benzemiyor yokluğun Diğerlerine benzemiyor ayrılığın... Niye benzesin ki? Hepsinden çok sevilmedin mi? uykumu uyuttum uykusuz yatıyorum ama sen herşeyden habersiz ne güzel uyuyorsundur kimbilir ne kadar güzeldir saçlarının yastığı öpüşü tabi, ne yastığın haberi var ne saçlarının ben uyumuyorum.. yastığımda yok saçlarında.. Uykusuzluğumun sebebi gözlerin Bir de gülüşündeki tek gamze Gözlerimi kapatınca karanlık Açtığımda yüzüm yaralı Geçmezmiş bazı yaralar, derinmiş kederleri severken ölenlerin Ölmeden unutmam lazım o zaman seni dedim Unutmak ölmek Kimseye söyleyemedim Duramıyorum, ağlamaktan utanıyorum, utandıkça ağlıyorum! Belki bir tek gözyaşının çözebileceği bir dert değildir bu Ağlamamak lazım öyleyse Sevindirmemek lazım kederleri ya da böyle avutmamak lazım geceleri Yalnızlığımı, yapayalnızlığımı, yalpalayan yalnızlığımı.. Yanlızlığımı çekmek ağır geliyor omuzlarıma ..ve arka arkaya birbiriyle tanışan sigaralar Her nefes gece...her gece içimde... Gündüz ellerimde Ağla yüreğim ağla Ne kadar dert varsa birbirine bağla...

 Ceyhun Yılmaz

 

 

 Acı nedir bilir misin

Yanındayken dokunamamak mı..

Yoksa gözlerinin içine bakıpta

Seni seviyorum diyememek mi..

Hasret nedir bilirmisin

Hissettigin duygular icinde kaybolmak

Sevgi selinde yok yere boğulmak

Belki güzel belki yasak aşk

Onu andığın zaman yüreğin sızlar

Gözlerin bir an dolarsa

Ya yaşadıgın hayata üzülürsün

Yada onu çok sevdiğine

Sevmek guzelmiş derler

Adresi nedense hep..

Hüzün sokağına çıkıyor..

Ya hüzne çıkmayan yollar

Nereye çıkar ?

Ben ağlarken o gülse bile

O ağlarken ben yine ağlıyorum

Bazen bir öfke söyletir insana

Bu dünyada ya sen olmasaydın

Yada ben diye...

Aşk bumudur

Yaşatır mazideki kırık hayalleri..

Virane bozgun gönüllere

Sanki yaralı bir ceylana...

Dedim ya aşk hep acımdır

Sevmeyi tanımayıp

Sade ve yalın yaşamak

Yaşamakmıdır hayatı öyle yasamak..

Yada yasak gönüllerde aşk..

Dili gönlü tutuk olmak

Bilinmezki sen onu bir limanda

Beklerken sessiz çaresiz

O başka bir limanda dolaşır

Bir gün o seni bulmak isterken

Ne limanı bulabilir nede seni

Kendi yureğine sözu geçmezken

Gönlünün klavuzunu kaybetmiş habersiz

Şansın varsa

bir bakmışsın yolun..

Hüzne çıkmayan yollara çıkmış...

 

 

 

 

Bana aşktan hiç söz etme
Sen sevmeyi ne bilirsin
Bir aşk için ölesiye
Beklemeyi ne bilirsin

Düşündükçe içim yanar
Ders vermemiş sana yıllar
Taştan farksız kalbin mi var
Özlemeyi ne bilirsin

Ne gezer ki sende vefa
Aşk nerede sen nerede
Merhametsiz gecelerde
Yalnızlığı ne bilirsin

Sana kandım bunca zaman
Senden eyvah senden aman
Alev alev duman duman
Tutuşmayı ne bilirsin

Aldanmaktan yoruldun mu
Acılarla yoğruldun mu
Hiç sırtından vuruldun mu
İsyanları ne bilirsin

Ne bilirsin yağmur olup
Çağlamayı ne bilirsin
Kahkahalar savururken
Ağlamayı ne bilirsin

ne bilirsin sen......

Hotmailinizi Türkce Yapin

 
 
 
 

 

 

 

 

HOTMAİLİ TÜRKÇE OLMAYANLAR

Kullanıcı adı ve şifreniz ile hotmail hesabınıza giriniz..

Daha sonra adres satırına,

http://by17fd.bay17.hotmail.msn.com/cgi-bin/Accountclose linkini kopyala adres satırına yapıştırıp git de...
Çıkan ekranda Close My Account butonuna tıklayınız. Hesabınızın kapatıldığına dair bir ekran gelicek. Tekrardan çıkıp- giriş yapınız Activate My Account butonuna tıklayın...
Karşınıza kullanım sözleşmesinin olduğu Term of Use sayfası gelecek. Burdaki butonlara tıklamıyoruz. Yani ne kabul nede kabul etmeme butonuna tıklamayın.
Son olarak adres satırına

&_lang=tr
yazısını ekleyip enterlayın. Az önce karşınıza gelen kullanım sözleşmesi bu sefer türkçe olarak karşısınıza gelecek.
Burda kabul ediyorum butonuna tıklayınız.  

HOTMAİL ALANINIZI 250 MB YAPIN

               

Ve sonrada hotmailinizi bildiğim 25mb söylenen önce 25 sonra 250mb yapma işlemine gelelim.... Alanızdan kişisel profil bilgilerine girin... Şimdi Ülke/Bölge alanından "Amerika Birleşik Devletleri", Eyalet alanından "New Jersey"ı seçip, Posta Kodu alanına da "07099" yazalım.

((Not: Eğer eyalet ve posta kodunu olur da kabul etmezse aşağıdakilerini deneyin.
Eyalet/Posta Kodu: New York 11100, California 93106, Florida 33332, Missisippi 39157, Tennessee 37010, Kansas 66013, Virginia 24716, Colorado 80303, New Mexico 87001, Georgia 30300, Illinois 60224, Massachusetts 14025, Connecticut 06520, Arizona 85521, Alabama 35197, Texas 72301
 )) profil bilgileriniz aşagıdaki gibi olacak kısaca  :)

 

sonra bunları kydet diyelim.. :)

 

sonra hesabı geçici olarak kapatmak için bağlantı adresini   adres satırına,

http://by17fd.bay17.hotmail.msn.com/cgi-bin/Accountclose linkini kopyala adres satırına yapıştırıp git de...

ve hesabımı kapat tusuna tıkla..

sonra www.hotmail.com sayfasından az önce kapatmış olduğunuz hesabınızı açın ve ekrana gelen hesabımı etkinleştiri tıklayın..

  

  ve karşınıza gelecek sözleşmeyi kabul ediyorum dedikten sonra devam edin hepsi bu kadar kolay gelsin

 

 

by_gora File Hosting

๑۩۞۩๑ (_GORA_) ๑۩۞۩๑

SAYFAMA DAİR GÖRÜŞLERİNİZİ YAZARSANIZ SEVİNİRİM OSKARIDA ALSAM FENA OLMAZ HANİ

19/12/2005

BÖYLE KÖTÜ KADER..... İSTEMİYORUM !!

                         
 
 
 
 
                                                                                                                                                                    
      klip burda
                                                                                  

                                                     
 
      
 
 

..


Sen Ve Gİzlİ Bİr UyaniŞ

Sana uyandım yine bugün….
Gözümü açtığımda, hayalin vardı yatağım bir ucunda
Öyle masum, öyle içten bir halin vardı ki,
Bakmaya bile kıyamadım…..
Oysa ne çok Tutmak istedim ellerini,
ve ne çok sarılmak istedim o hayaline….
Ama korktum, seni bir kez daha yitireceğim kaybedeceğim diye korktum
Tutamadım, yaklaşamadım yanına bile
sen yeter ki yanımdan gitme diye
Özlemişim seni biliyor musun?
görünce anladım ,Yüreğim ısınınca,
hayalin karşımda öyle dikili durunca anladım
Gece uzaktı oysa…
ne kadar bakarsam sana,
o kadar kaybolacaktım yanında
sesin karışsın istedim her bir kelimeme
isyan olsun istedim
seninle de, sensizde gecen, her gün her gece
kim bilir beklide bu yüzden istedim çok
önce ben seni unutmayı
belki de bu yüzden git diyemedim sana
ben kendim gitmeden önce

sen ki,geceler boyu hasretine sarılıp uyuduğum
sen ki,bütün sevgilerin üzerine koyduğum,
sevdiğim…
kim bilir, kaç aralık sabahını daha yaşatacaksın bana
kim bilir, kaç sabahıma daha misafir olacaksın öyle usulca
kim bilir, hangi rüya beni sana, seni de bana getirecek..
hiç bilmiyorum…..
oysa bakıyorum da, özlemin ağır basmış içime
sesim ondan çıkmamış
dokunmak isterken bile dokunamamışım
ellerim kanamış, ellerim ağlamış
‘kime’ yada ‘neye’ isyan bu bilmiyorum
bildiğim tek bir şey var
ben her sabah seni aynı yerde görüyorum
o yüzden değişmiyorum bile çarşaflarımı
kokun gitmesin, izin silinmesin diye oradan
zamanla alışıyorum galiba seninle olmaya
yokluğunu bile getirmiyorum aklıma
hatta yok olabilme ihtimalini bile düşünemiyorum
ne garip değil mi?
ellerin yok,yüzün yok,tenin yok, bedenin yok….
Ama ben seni bu yoklar içinde bile
varmışsın gibi yaşatıyorum
Aslında hiç olmadığın kadar oluyorsun o an yanımda
Ve ben o sureti bile seviyorum aslında yanımda
Hadi şimdi hazırlan gitme vakti
Karanlık yüzünü göstermeye başladı bile
Giderken bi sarılsam sana diyorum ama olmuyor…
Hadi git şimdi durma git…
Ama yarın yine gel sabahıma…
Ben yine seninle uyanacağım sabaha
Ve sen yine benimle olacaksın karanlığa inat dünyamda
Hadi git şimdi git…..tek bir kelime söyle ve git
Yarın görüşmek üzere……seni seviyorum

                                                                               

                                               

 

 

 

 

 

 ALTTAKİ RESİMLERİ EKLEMEMDE SAĞLADIĞI EMEKLERİNDEN DOLAYI aLCeRaYa TESEKKÜR EDERİM....

                                    

                                                                            AŞKA DÖNÜŞ...

 

                                                            

                                                              

                                                             

                                                             

                                                             

                                                             

                                                             

                                                             

                                                             

                                                            

                                                            

                                                             

                                                           

                                                            

                                                            

                                                             

                                                           

                                                           

                                                           

                                                           

                                                               

                                                            

                                                            

                                                           

                                                           

                                                             

                                                                              ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

                            

 

 Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlara, nehirlere, kuşlara......

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                  

            

  

 

ALOOO BAK Bİ BURAYA!! Vous êtes sur mon blog depuis...Vous êtes sur mon blog depuis...DAKİKAAAA Vous êtes sur mon blog depuis...Vous êtes sur mon blog depuis...SANİYEDİR SAYFAMDASIN OYUNU KULLANDIN MI SEN BAKIM   hımm.. PEKİ ZİYARETÇİ DEFTERİME BİŞİLER ÇİZİTTİRDİN Mİ  FALLA MI  LİNKLERİDE BAKIP RESİMLERİ COPY YAPMADAN TAA BURALARA GELDİYSEN AL SANA Bİ HEDİYE TIKLA TIKLA ÇEKİNME  

                   BY G_O_R_A_

 
Photo 1 of 2

Feed

The owner hasn't specified a feed for this module yet.

Stock Quote

Loading...

Quote of the Day

Loading...

Weather

Loading...