murat's profile(_ Created By GoRa _)PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    1/24/2006

    ...

     

     
    Ugrasmadan dogrudan spaces'inize eklemek için sağ alt taraftaki Bloga al sekmesine tıklayınız!

     
     
     
      

    Burcunuzu seçin, falınızı okuyun
    Koç Boğa İkizler Yengeç Aslan Başak Terazi Akrep Yay Oğlak Kova Balık
    Muneccim.com 'un katkılarıyla

     

                      

     

    BENİM İÇİN ÜZÜLME!! 

     

     

                                                                                                                              

     

                                                                                       

    YAZIK!
    Hem kıyasıya harcıyorsun kendini,
    Hem gönlün yeltenmiyor hiç kimseyi sevmeye,
    Biliyorsun, saymakla bitmez sevenler seni,
    Ama besbelli sen aşk duymuyorsun kimseye,
    Öldüren bir nefrettir yüreğindeki  şeytan,
    Hiç umurunda değil kazsan kendi kuyunu,
    Çekinmezsin güzelim can evini yıkmaktan,
    Onarmak olmalıyken asıl amacın onu,
    Sen tutum değiştirde cayayım düşüncemden,
    Yumuşak bir sevgi koy, nefret yerine bir yol,
    Göründüğün gibi ol: Cömert,sıcak,sevecen,
    Hiç değilse kendine yumuşak yürekli ol
    Aşkım uğruna bir 'sen' daha yarat kendine
    Güzellik onda veya sende yaşasın diye
    William Shakespeare
     
    Sen, giderken gülüm izlerini silmeyi unuttun.
    Sen, giderken bitanem, bende bıraktıklarını almayı unuttun.
    Sen, giderken aşkım, sen hâlâ bendeydin.
    ...................................................................................................................................................................................................................................
     

     

     
     
     
     

     

     Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. Aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, birde dün gece yazdığımı...
    Hiç fark yok... Neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin dün gibi?
    Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor? Ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim
    Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim... ve şuna emin ol; hiç
    kimse, yok'ken bu kadar sevilmedi...
    Benim karşıma "aşk" diye bu sonucu çıkaran, yarım kalmış'lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım..
    Ama iyi ama kötü, bitmeli her hikaye! Sen bitmedin. Bitmeyensin..
    Ayrılığın adını koyamadık sevgilim. İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü.. Ben
    yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam...unutamam..... İçimde sızısı kalır. Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli ya da
    ayrılık sözkonusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı!
    Biz bunu başaramadık, ayrılamadık!
    Sen yaşanıp da bitseydin eğer hatrıma gelmezdin. Seni bu kadar yazılası yapan, yarım kalmışlığındır..O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum...
    Anlamıştın benim soyut' a tutkun olduğumu... O yüzden gittin kim bilir... Sevilmek
    için, güzel hatırlanmak için, kayıplara karışmayı tercih ettin... haklıydın
    belki de... Olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca.....
    Herkesin,her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim... Ben yaşadığım hiçbir
    aşkı hayatın akışına bırakmadım. Bunu yapanlar her zaman kaybeder... Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın...
    eğer ortada aşk denen bir şey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı. Biz
    bunu başaramadık.... oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili... Farklı
    bir dokunuş,ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi
    zamanı durdurmaya..... Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan
    kimseyi sevemedim... Ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları,
    yokluğunda düşlemek.... Belki de onandır, yanındayken yüreğinin gurbetine
    düştüğüm bir sevgiliyi, sılasında özlemek..
    Yokluğun hiç de adil değil... beni yok ediyor, seni var ediyor
    sevdiğim..Evet seviyorum seni varlığına rağmen!
    Üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim...
    Artık seni yaşamak istemiyorum! ....
    öyle bir sen yarattım ki sen yokken, yaşanıldığı an yitirir anlamını...
    sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı... Sana düşman bir sen
    var içimde.... seni senle savaştıryorum, olan bana oluyor...

     

    Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin...
    Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim... "Keşke sen yanımda
    oslaydın,keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık" diye
    hayıflanmıyorum artık..... Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne
    kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede....
    Yazık! son sözü zaman söyleyecek... Yazık! bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık
    aşkı... Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu
    engelleyen senin varlığın... ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı
    paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata
    döndüremezdi beni... işte bu kadar güzeldir senin yokluğun... işte bu kadar
    ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın.....

    VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ.....

    Ve unutma seninle asla helalleşmiyorum….

    VARLIĞININ CANI CEHENNEME!!!

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     _______

    Ilık rüzgarla gelen 1 müzik sesiyle daliverdim uzaklara
    “Asik olmak günahsa ben bir günahkarim. Pisman degilim tanrim. "Diyordu yumusak bir ses. bir sizi saplandi ilk önce kalbime. sensizlik yüregimi yakiyodu, sana hasrettim. sari kurumus yapraklar arasinda, ruzgarin yuzume vurmasiyle kokunu duydum sanki… yalnizdim, mutsuzdum sen yoktun ebediyen gitmistin… simdi yanimda olsaydin, kollarinla beni sarar, yuzume dagilan saclarimi parmaklarinla duzeltirdin… iki taraftan kulaklarimin arkasina sıkıştirir, “boyle daha guzel Askim” derdin. yuzume dusen saclarima, tuzlu gozyaslarim karisiyo simdi. “sakin ha aglama, seni birgun bile aglarken gormek istemiyorum” derdin bana.
    Simdi bir yerleden bakiyosa gozlerin uzuluyosundur. Ama gozyaslarima søz geciremiyom sevgilim. hani biz sonsuza kadar mutlu olacaktik? Hani birbirimizi terketmiyecektik? Neden beni tek basima birakip gittin Askim? Kaza haberin geldiginde inanamadim… evimizden nasıl ciktigimi bile hatirlayamiyorum.
    Hastanede seni oyle kanlarin icinde baygin bir sekilde gorunce, dunya basima yikildi. elini tuttum ve sen gozlerini actin. “sakin ha! Sakin elimi birakma” dedigin zaman bile “gozlerindeki ormanda yagmur yagmasin” dedin. yanaklarimdan suzulen sicim gibi yaslar yuzune döküldügünün farkinda bile degildim.
    Amaliathanenin kapisina kadar elini hic birakmadim ve mecburen elini ayirdilar benden…
    Saatlerce o odada kaldin. ciktigin zaman komadaydin. Doktorlar ümitsizce gözlerime bakiyordu. seni odana götürdüler.
    Neydi? Neden o makinalari vücüduna baglamislardi? Sen yasayacaktin.beni birakmayacaktin, yemin etmistin. yavasca elimi elinin uzerine koydum. hic kipirdamiyordun. Gunlerce basucunda bekledim… farkinda bile degildim. hep uyuyordun. yanimda seni beklerken; gecirdigimiz gunler bir film seridi gibi gozlerimden gecti… beni kizdirmalarin, sinir etmelerin ve ondan sonra gonlumu almak icin butun evi ben yokken cicek bahcesine cevirmen.
    Dogum gunlerimizde aldigimiz hediyler. Hani son dogum gununde sana bir kazak almistim’da hemen giyip mankenlik yapmistin’ya ve ben seninle dalga gecmistim, sende alp pastayi yuzume yapistirmistin ve sonra bütün evi pastayla alt ust etmistik. temizlemesi ne zor olmustu demi Askim? Ne kadar deliymisiz, ne kadar asikmisiz… mavi kazagini son gordugumde, kanlar icindeydi… kaza gunu onu giyiyormussun meger. cok sinir ettin beni, nasıl cikacak simdi kazaktaki kan lekeleri? Olmadi simdii, iyilesir iyilesmez, kazagini sen yikayacaksin… onu sana ben aldim, atsak olmaz’ki.
    Hala uyanmadin… bir haft gecti, hicbir kipirdi yok.
    Doktorlarin biri gidiyor, biri geliyor… soyledikleri hicbirseyi artik anlamiyordum… bu arada, o yagmurlu gun geldi aklima. Bisikletlerle yarıs yaptigimiz o gun… hani ani bir yagmur baslamisti, eve zor yetismistik… balkonda Durup yagmuru izlerken, birgun bebegimiz olursa ismini yagmur koyalim demistik… bizim yagmurumuz yaz yagmuru olsun demistik… ve birgun daha gecti iste yanimda. sen o yatakta haraketsiz yatarken birgun daha gecti. elm elinde. ve basim yatagin yaninda, kendimden gecmisim. ve aniden elin elimde kipirdadi. aniden kirmizi, şiş gozlerimi sana cevirdim ve. gozlerini actin. o halinle bile gulumsuyordun bana. Dudaklarina kucucuk 1 opucuk kondururken, sessizce gozlerimden yin bilincsizce tuzlu gozyaslarim, dudaklarina dustu… kizar gibi yin baktin bana. “TAMAM dedim aglamayacagim” gozlerime baktin bugulu… hic beklemedigim bir anda dudaklarin kipirdamaya basladi!!“AFFET BENI” dedin. “ birbirimizi terketmiyecektik, hala dahada seni terketmedim ama. Dedin. Ve gerisini duymak bile istemiyordum, parmaklarimla dudaklarini kapattim. “konusma, yorulma, sonra konusuruz” dedim. Ama sen basima “simdi” dercesine isaret ettin. “sehre inmistim, yildönümümüz icin begendigin tek tasli pirlanta yuzugu alacaktim, aldimda.
    Yaninda 3 tane gul vardi, arabanin torpido gozunde yuzugun, koltuktada gullerin vardi” dedin. ve devam ettin “hayatimda gecirdigim en guzel yillari seninle paylastim. Gozlerim, kalbim hep yaninda olacak. arabadan emanetlerini almayi unutma" dedin bana... gozlerimdeki yaslari artik durduramiyordum. " bir dahaki sonbahara yurudugumuz yolda, yalniz yuruyeceksin ve cok guclu olcaksin. Beni affet askim seni bensiz birakamiyom. seni canimdan cok seviyorum, son bir opucuk ver bana" dedin. ve bir elim elinde, bir elimde alnini oksarken istedigini yaptim. Dudaklarin sicakti ve aniden makineden ince bir ses geldi. Elin elimden kopuverdi. gozlerin yavasca kapandi... doktorlar kosup geldiler. oylece orada kaliverdim,, hareketsiz kaldim, donmustum. doktorlar seni goturduler. artik sen yoktun, YALNIZDIM.

    simdi sensiz gecen ilk son bahardayim. yurudumuz yolda kurumus yapraklarin arasinda tek basimayim. arabadan bana getirdigin emanetlerimin biri evde, diyeri parmagimda. yuzugunu yasadigim surece parmagimdan, gullerini yatagimin yanindanHIC AYIRMAYACAM.
    Mavi kazagini yikadim, temizledim. yastiginin uzerinde duruyo. kulagimda bana soyledin sarkiyla yuruyorum tek basima söz verdigim gibi,SARI YAPRAKLI YOLDA. ASKIM.

    ___

     

     

     

    Kan kokuyor hava
    kan...
    bu sabah,
    güneş bile
    kızıla dönmüş.
    kan kokuyor dünyam
    bu sabah,
    kan...
    damarlarımda
    dolaşırken
    gözlerimden fışkırıyor,
    odama.
    bütün duvarlar
    bulandı kana,
    ve odam da
    kan kokuyor artık...
    kan kokusu kapladı tenimi
    nadide bir parfüm gibi...
    kanla yazacağım günlüğüme,
    bu günün tarihini
    kanla atacağım tarihe
    imzamın en etkinini
    ....
    ............
    .........
    günlüğüm de kan kokacak
    tenim gibi
    hava gibi
    dünyam gibi
    benim gibi kan kokacak...
    senin gibi........
    .......
    ...
    .
    kanıyorum
    kan kokuyorum
    kan soluyorum
    kan görüyorum
    ve
    kalbimden
    akmaya
    çalışan
    son damla kan da
    boğuluyorum
    seni sakladığım
    o son damla da
    seninle kan oldum
    kana kana
    kanıyorum...
    kan kokuyorum
    kan kokuyorum
    kan........

     

     

     

    Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...

    "Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... "

    Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.

    Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz...

    Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni, Sen birtanem din!

    Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di....

    "Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye...

    Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye...Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi...

    Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!

    Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!

    İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!

    Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...

    Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç bahsetmeseydim Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum! Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum. Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...

    Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!

    Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa, ben geceler'de ıslanıyor olacağım,Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım...

    Ben Kaybettim... Sen Kazandın! Artık sesimi duymayacaksın...

    Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!

    Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ama ben artık gidiyorum..

    Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...

    Ve Lütfen, Aralık'ta yağmur yağdığında sakın İstiklale gelme.

    Sana sımsıkı sarılmak istiyordum....

    Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...
     


     

    1/5/2006

    ...

     
     

     

     

     


    Free Website Counter
    Free Website Counter                                     
                                                                                          

     

                                                             

     

     

    Gözlerimin değdiği her yerdesin.
    Kapadığımda rüyalarımın her anında,
    Açtığım zaman hemen karşımda,
    Duvarlarımdasın..
    Her gece yatağa yatıpta,
    Bakışlarım tavana çakıldığında.
    Ne olur ya gel de bana
    Ya da al bakışlarını benden..
     
    Çorbamı karıştırırken,
    Kaşığıma takılıyorsun,
    Çayımı yudumlarken,
    Dudaklarıma.
    Yansımam oluyorsun,
    Aynaya her bakışımda.
    Ne olur ya gel de bana
    Ya da al bakışlarını benden..
     
    Her simada, sen bakıyorsun bana
    Caddede, otobüste, sokaklarda
    Her döndüğüm köşeden,
    İlk bakışların çıkıyor karşıma
    Minik bir kedi görsem,
    Eğilsem, sevsem,
    Onun gözlerinden bakıyorsun.
    Ne olur ya gel de bana
    Ya da al bakışlarını benden..
    Ne zaman sahile inmeye görsem ,
    Bakışların dalga olup vuruyor kıyıya.
    Bilemiyorum ki güneş,
    Bakışlarındaki pırıltıya benzettiğim için mi
    Bu kadar parlak..
    Ama yoruldum anlıyor musun?
    Ne olur ya gel de bana
    Ya da al bakışlarını benden..
     

     
     
    ..............................................................................................................................................................................................................................................................................

    .

     

     

     

     

     

    Ben giderken,
    Dimdik ol diyorsun.
    Eğme başını !
    Söylesene,
    Nasıl şahitlik eder bu gözler,
    Ellerimin arasından kayıp ta gitmene?

     

     

     

    Yaralı bir serçe bulmuştuk bir gün,
    Hatırlıyor musun?
    Avuçlarında, nasılda titriyordu korkudan,
    Acımasına rağmen,
    Nasılda çırpıyordu kanatlarını.
    Bak şimdi ben çırpınıyorum avuçlarında,
    Yüreğim acıyla çırpıyor kanatlarını..
    Ve haykırıyor avaz avaz ..
    GİTME!..

     

    Evet korkuyorum,
    Hem de çok korkuyorum sensizlikten
    Gidişini düşündükçe,
    Üşüyorumda çok.
    Ürperiyorum.
    Yollarına kapanasım geliyor.
    GİTME!..

     

    Bir gece çok ateşlenmiştim,
    Ve sen sabaha kadar ,
    Bir an dahi ayrılmamıştın başucumdan
    Sen hep yanımda kal diye,
    Ateşim hiç düşsün istememiştim.
    Tenimden süzülen her boncuk ter,
    Ruhumun feryadıydı aslında,
    GİTME!...
    Şimdi görüyorum ki boşuna feryatlarım
    Gideceksin biliyorum..
    Namlusundan fırlamış bir kurşun gibi
    Uzaklara düşecek kovanım.
    Öksüz kalacak sensiz yarınlarım.
    Yetim kalacak rüyalarım...
    Başını dik tut deme bana.
    Gidişine şahit olmayacağım.
    Gitme diye yakarışlarıma bakıp
    Sanmayasın ki zavallıyım.
    Çünkü bir kez gidersen
    Ve bir gün dönmek istersen geriye
    Bıraktığın yerde olmayacağım!...
     
    ................................................................................................................................................................................................................................................................................

    12/25/2005

    ..

     
    Sen hiç dertleştinmi yalnızlıkla?
    Peki ya senin hiç sensizliğin oldumu?
    Ya hiç güneşi beklerken,tutulduğuna şahit oldunmu?
    Yarını beklerken,farkında olmadan saatin yarını gösterdiği oldumu?
    Herşeyini feda ettiğin vurdumu seni usuldan hiç?
    Birden etrafı izlerken gülen insanları fark ettiğinde,
    Ne zamandır suratının asık olduğundan habersiz oldunmu?
    Göz yaşlarını farkettirmemek için yağmuru bekleyip ağladınmı hiç?

    Seni beklemiyorum artık..Gülüşün var sadece aklımda ve gözlerin..
    Sevgimi güneşe sardım sıcak kalması için..
    Umudumu yağmura yatırdım,her damlada biraz daha büyümesi için..
    Kötü ne varsa,üzerine bir avuç toprak attım yok olması için..
    Seni sana bıraktım!!

    Herşeyden herkesten habersiz..
    Elvedasız yok oluşum senden ..
    Şimdi gülüceklerin başkasının olsun..
    Gözlerinde...
    Teninde..
    Kokunda..

    Şimdi Dışından yalan da olsa gül..
    İçin kan ağlamayı tat..
    Şimdi Başkasına bana baktığın gibi Bak..
    Utan..
    Tenine başkası değsin..
    Kokunu saklamaya çalış..ve yalancı bi tebessüm savur...

    Durma Hadi Gül...
    Gözlerin Kan çanağı oluncaya kadar Gül!!
    Haykırırcasına Sus!!
     
     

                                                                                                   

     

     

     

     Yazma diyorsun bana...
    yazma..
    çünkü yazdığın her satırda,
    kalbimi bir kez daha yerinden söküp götürüyor
    hasretle közlenmiş kelimelerin..
    yüreğimi parçalıyor, dağlıyor özlemin..
    aklımdan ve gözlerimin önünden
    bir an dahi çıkmayan ve beynimi
    çıldırasıya meşgul eden hayalin
    dahada çakılıyor gözbebeklerimin tam ortasına..

     

    Oysa ben aldığım her nefeste ,
    yüreğimin en derinlerine saplanan
    yokluğunun hançeriyle kanayan yaralarımı
    bastırmaya çalışıyorum kelimelerimle..
    belki ben yazdıkça ve sen bildikçe
    içimdeki bu derin özlemi ve sevgiyi ,
    çaresizliğin sırtını çürüten ağırlığı altında
    ezildiğin için yazma diyorsun bana..
    ayakların bana gelmek isterken
    prangalarla bağlı bir mahkum gibi,
    mecburi bir istikameti takip ediyor olmanın
    kahreden hissi dökülüyor dillerinden..

    YAZMA ! KELİMELERİNLE VURMA BENİ !
    Peki yazmazsam nasıl anlatabilirim sana,
    içimde kutsal bir kitap gibi taşıdığım,
    tövbe adeta bir din gibi inandığım,
    sevdiğim seni? 
    Yazmazsam nasıl anlatabilirim,
    bir karabasan gibi üzerime çökmüş sensiz geceleri?
    Sen olmadan hayatımın makineye bağlanmış,
    ötenazi bekleyen bir et yığınında yer işgal ettiğini?
    Söylesene yazmazsam nasıl anlatabilirim
    varlığınla içimde yeşerttiğin çiçek bahçelerini?
    Dünyalar yansa bana bişey olmayacağına inanmama sebep olan güveni?
    Sevdanla yoluma serdiğin,
    gökkuşağında yer almayan hayatın tüm renklerini ...
    Hem bilir misin ki acıyı bile elinden tatlı niyetine yediğimi?
    koynuna kıvrılıpta birlikte izlediğimiz bir filmden duyduğum hazzı, neşeyi?
    Yazma diyorsun bana,
    söyle,
    yazmazsam nasıl anlatacağım yüreğime sığdıramadığım bu coşkuyu,
    sevgiyi ?
    Adını bir dua gibi her an zikredişimi..   

    Yazma diyorsun bana...
    yazma..
    çünkü yazdığın her satırda
    kalbimi bir kez daha yerinden söküp götürüyor
    hasretle közlenmiş kelimelerin.. 
    Ya benim kalbim?
    Sen kalbimi , beni ilk sevdiğini söylediğinde söktün..
    O gün bugün sende atıyor kalbim!..
                                
     

     

    12/24/2005

    .

     

     
    Sen giderken kalbim ve dudaklarım ayrı ayrı haykırır ardından keşke duyabilseydin bir kerecik kalbimin sesini....
     
    Git.. yüzüme öyle bakma git. hiç durma, bir gidenin bir daha asla giremeyeceği kapı orada git.Hiçbirşey açıklamak zorunda değilsin. Giderken söyleyecek şey bulamaz insanlar.Sen bahanelerin ardına sığınanlardan olma git.

    ((Oysa daha doyamadım sana..Kokunu yeterince çekmedim içime...Yapacağımız ne çok şey vardı.. Neler planlamıştık?.. Şimdi ne yapacağım ben?Nasıl duracağım ayakta?"kal"dersem kalırmısın yar? nasıl istiyorum yalan bile olsa "Bu gidiş sadece zorunluluktan, bekle beni döneceğim" demeni...))

    Her aşk biter, sen de git.Hem zaten biteceği daha baştan belli bir aşktı bizimkisi.Sen gitmesen belliki birgün ben gidecektim. Herkes kendi tercihini yaşar ve sen tercihini yaptın. Rahat ol git.Aklın kalmasın burada. Dramatik vedaların kahramanları olmayalım, git.

    ((Benim aklım sende kalacak. Sadece aklım değil yüreğimde... Bitmezdi bizim aşkımız. Asla terk etmezdim seni. Benliğimi, varlığımı, hayatımı adamıştım ben bu aşka. Beni tercih etmeni isterdim, benimle yaşamanı isterdim.Şimdi kimi ya da neyi seçtiğinin ne önemi var artık? Ağlayacağım ardından kahretsin ağlayacağım.....))

    İstersen dost olabiliriz, haberleşiriz birbirimizle.Mutlu olmanı isterim. Sen mutluluğu hak eden bir insansın. Elbette ben de mutlu olacağım merak etme, git. Hayatımıza başkaları girecek ve biz belkide birlikte yaşadıklarımızı bir süre sonra hatırlamayacağız bile, git. Hangi yara kabuk bağlamamışki bugüne kadar? Hangi ateş sönmemişki? Yapman gerekeni yap, git

    ((Sensiz olabilirmiyim ben yar? Unutabilirmisin bu kadar kolay? yaşadığımız onca şeyi silebilirmiyim? Mümkün değil, seni içimden çıkartıp atmam mümkün değil. Biliyorum, hiçbir ilaç iyileştirmeyecek senin açtığın yarayı. Senin yaktığın sevda ateşi hiçbir zaman sönmeyecek. Senin mutlu olmanı istediğimde yalan. Mutlu olma yar, benim gibi sen de mutlu olma.Belki o zaman yeniden dönersin bana...))

    Haydi zaman geçiyor artık, git. Hem neden suratın asık? Sevinmelisin gittiğine. Aslında sana teşekkür etmeliyim. Beni bu aşkın yükünü taşımaktan kurtardığın için. Rahatladım biliyormusun? bende kalan birkaç parça eşyanı da gönderirim ardından. Fırsat buldukça ararım seni, haydi git.

    ((Gitme benim güzel sevdalım, gitme. Beni bu aptal dünyada bir başıma bırakıp gitme..Gidip de yüreğimi öldürme.. İçim acıyor, kalbim sıkışıyor. Ben asıl sensizliğin yükünü taşıyamam gitme
    Ne Olur Gitme...... ))

     
     
     
     
     ama gittin !!! 
     
    Seni dilediğim gibi düşünebilirim artık
    Tutar ellerini öpebilirim uzun uzun
    Kimseler ayıplamaz beni
    Yokluğunda seni nasıl sevdigimi anlayamazlar
    İşte gözlerin,işte dudakların
    Ve hayret ellerimle seni
    Hergün biraz daha güzelleştiriyorum

    Bütün resimler sana benziyor hayret!
    Bütün aynalarda sen varsın
    Nereye gitsem peşimden geliyorsun
    Şimdi sigarasın dudaklarımda
    Biraz sonra beyaz bir kağıt
    Ve akşam içtiğim bir kadeh içki olacaksın

    Kimse yokluğunda bunca sevilmedi
    Kimse yokluğunda ilahlaşmadı bu kadar
    saçların böyle daha güzel
    sen daha güzelsin
    gelecek mutlu günlerin ışığında
    Herşey daha güzel
    Ne varki ayrılıgın adı kötüye çıkmış
    Yoksa bin yıl daha ayrılıklar içinde sevmek...

    Ama biliyorsun nihayet bende insanım
    Umutsuzluğa düştüğüm anlar oluyor
    Hiç gelmeyeceksin sanıyorum
    O zaman kurşun gibi bir korku saplanıyor kalbime
    katran gibi bir yalnızlıktır sarıyor içimi
    Yalnızlıgımdan utanıyorum

    Beni sevmesen ölürdüm
    Beni sevmesen bir çakıl taşıydım şimdi
    Beni sevmesen bir duvar gibi sağırdım
    Kördüm bir ot kadar
    Ölümden acıydım ölümden beterdim
    BENİ SEVMESEN
    Dünyayı bütün insanlara zindan ederdim

    Beni bunca saracak ne vardı
    Kanıma girecek.gözbebeklerime oturacak
    Bir şarkı gibi kulaklarımdan eksilmeyecek
    Ne vardı hiç karşıma çıkmasaydın
    Bu kör olası gözler görmeseydi seni
    Ne vardı güzelliğini hiç bilmeseydim
    Bir dua gibi bellemeseydim adını
    Ne vardı bütün gece gözlerim tavana dikerek seni düşünmeseydim

    Belki karşımda değilsin yanılıyorum
    Bu gözler senin gözlerin değil aldatıyorlar beni
    Karanlığın gözleri olmalı bunlar,bana böylesine keder veren
    Gülmeyi,yaşamayı haram eden bir karanlığın gözleri olmalı
    Öyleyse sen hiçbir yerde yoksun
    sana hiç bir zaman yaklaşamayacağım
    Yalan bu geçici sevinç,bu ışık
    Bu karanlıgın ortasında yanan alev gözler
    Bu bir kadeh içki gibi aydınlık

    Ne dedimse inanma,seni değil kendimi aldatıyorum
    Sen istedigin kadar varlığın ta kendisi ol
    Ölümsüzlüğün ta kendisi..
    Ben günden güne yok olmaktayım
    Bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
    Anlamıyormusun
    Gökyüzü güneş olsa
    SENSİZ KARANLIKTAYIM......

    12/22/2005

    .

     

     

    Aşk beklerken,
    Dalları yeşermişken,
    Çiçekleri tomurcuk vermişken,
    İçi içine sığmazken gel.
     
     
    Vaktinde gel ki,
    Yaprakları sararmasın
    Gel ki,
    Çiçek açmadan kurumasın.
     
    Aşk,küsmeden gel.
    Sabırsızdır..bekletme
    Gel ki,
    Bıkmasın,gitmesin senden.
     
     
    Küserse bağışlamaz
    Bencildir;
    Alevler için de kalsan da,
    Dönüp bakmaz.
     
    Aşk; yeni bir aşka gitmeden gel...
     
                        ..................................................................................................................................................................................................
     
    Saniye Erol

     

     

    12/21/2005

    WeB GüNLüĞü...

     


     

    NASIL BİR MASAL . . .

    Ağlamak yok dedim artık sevdiğini bırak gitsin eğer seviyorsa mutlaka geri dönecektir, dönmediyse zaten hiç senin olmamıştır. Gidişinle yüreğime bir çizik attın bu yüzden tek ilacım sensin.

    Ayrılığa çok uzak duran gönlüm, yüreğimin tek basımlık gazetesine benden habersiz ilanlar verdi. Sevdamı, kaybettim hükümsüzdür. Ne bir cevap geldi ne de bir telefon. Masamdaki son gülde soldu solacak. Senden gelen nefesi bekliyor...
    Sen dönülmez bir yolmuşsun kestiremedim bunu önceden ama aradığım adreste senmişsin meğer. Kendimi sana giden yolun başlangıcında sanırken aslında sana o kadar yol almışım ki farkında olmadan bu yüzden sensiz yapamayışım.

    Menzilim sendin tek bildiğim buydu Geri dön dersen dönemem bir tanem çünkü ben senden habersiz seni alıp gitmişim, sana ulaştıktan sonra ben menzili bile geçmişim sen bu yüzden benden bir adım gerisin sevgi yarışında ben seni çoktan geçtim Ardımda sevdalarım, önümde ıslak toprak kokusu kalmıştı.

    Vazgeçemeyişim ile sabahladım, avuçlarımdaki kalp kırıntılarıyla. Bir sana kadeh kaldırdım bir de soğuk kaldırımlara. Gökteki yıldızları meze yaptım. Ve senden habersiz hepsini kalbime sapladım.

    Bulutlara elimi uzattım yüreğimde şimşekler çaktı. Heyecanlarım coştu , koştu, yoruldu ve sensizlikle duruldu...


    Nerden sevdim dedim. Cevabını bulamadım. Neden sen dedim. Bu sorunun da cevabını bulamadım.

    Söküğünü dikemeyen terzi gibiydim. Sökülmüştü yüreğim bir baştan bir başa. Titrek ellerim ne iğneyi tutar ne de ipliği.

    Şimdilerde bir hoşum, bir elimde hüznün kadehi diğerinde çocuksu sevdam. içimde ki çocuk Minik parmaklarıyla elindeki süt beyaz tebeşirle yazılar yazmakta karanlık odamın soğuk duvarlarına.

     Küçük harflerle başlayan büyük harflerle son bulan. Eğricik, kargacık, burgacık. özLeDİM...


    Yoksa gençliğin en çağlayan zamanında uçarı bir sevda mıydın umarsız bir sevgi miydin....

    sana dokunamamak, seni doyasıya seyredememek, yanına sığınamamak ne bir çocuksu sevda kaldırabilir bu yükü nede uçarı bir aşk dayanır en genç vücuduna rağmen çöker omuzları, aslında hep varken bile, yanımda olmayışına, benim için hep hayallerde kalacağına dayanılırmı sence


    Bir masaldı yaşadıklarım. Bir varmışla başlayan bir yokmuşla son bulmayan.

     Nasıl bir özlemekti bu sevgiyi boşlukta, sevdayı bilinmezlikte arayan. Nasıl bir masaldı...yanlızca ikimize gerçek….

     

     

     

     

     

    GİTGİDE ALIŞIYORUM SANA

     
     
     
     

    Gitgide alışıyorum sana... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... Düşünki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana tüm alışmaktan değil seni kendimealıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın ölmekten ve seni bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... Oysa ki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni... Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim... "Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyenibir "ben" yaratacaksın benden! İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor... Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştan başa seni görecekler içimde... Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan... Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni... Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden... Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri... Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum... Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık... Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz...Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum... Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde... Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim... Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez... Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil... Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık. Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız... Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle... Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık... Ümit Yaşar OĞUZCAN

     
    .
     

     

     

     

    Susma, söyle hadi
    Gideceksin değil mi?
    Ne hesap sorarım sana
    Ne ‘Düşün’ derim halimi
    Al hazırladığın valize
    Koy, tükenmez sevgimi…….
    ……..
    Yüreğimi koy, gözyaşımı koy
    Uykusuz geçecek gecelerimi
    Sensiz çekeceğim çilelerimi koy..
    Ayrılık valizin ağır da olsa
    Al, masamdaki resmini de koy
    Hatta güneşi koy valizine,
    Artık doğmasın üzerime.
    Yıldızları da doldur içine,
    Aramasın gözlerim seni
    Gökyüzünde............
    ………
    Senden sonra kopacak fırtınaları,
    Yaşanmış acı tatlı hatıraları,
    Dünü, bugünü ve yarınları,
    Koy ayrılık valizine
    Koy da git hadi...........
    ……..
    Sanma ardından ağlayacağım,
    Sanma yanıp da kahrolacağım,
    Tüm duygularımı valizine koydum

    Onları seninle yollayacağım
    Ve yaşarsam, şayet yaşarsam,
    Bir daha aşık olmayacağım...........

     

     

     

     

     

    12/20/2005

    ..

    
        
    Sevmek...Tanrının bize bağışladığı en yüce duygulardan bir tanesi... 
    Yaşamımıza renk katan yegane şey. Sevmek ve sevildiğini hissetmek,
     hissettirmek. Sevmek... her şeyi, dünyayı, yaşamayı, insanları, kuşları, çiçekleri,
     denizi, suyu, herşeyi, kendimizi bir de. Biz ulus olarak sevgi dolu insanlarız aslında, 
    yüreğimiz hep bu ışıltılarla dolu.
     Ama sevgimizi dile getiremiyoruz yeterince. Hep içimizde, yüreğimizde saklı tutuyoruz, 
    nedense kullanmayıp saklıyoruz.
     Halbuki ne güzel iki kelimedir “ seni seviyorum ” diyebilmek.
     Bu gizemli kelimeyi kullanmaktan korkmasak, içimizden geldiği gibi ve
     hissettiğimiz anda söyleyebilsek keşke sevdiklerimize.

    Dünün , sabahın ilk ışıklarında yeni açmış bir çiçeğin yaprağındaki çiğ tanesi ile
     size gülümsemesini bir kez. içimizi mutlulukla dolduran bu sıcak tablo karısında 
     seni seviyorum güzel çiçek” demek, ne hoş bir karşılamadır onu. 
    ( aptalca mı geliyor size, gelmesin lütfen) Yada aynada yüzünüze bakarken içten
     gelen bir gülümseme ile kendi kendimize “ seni seviyorum ” desek, diyebilsek keşke.

    seni seviyorum ” öyle sihirli ve güçlü iki sözcüktür ki aslında;
    söylendiği anda karşımızda akan suları bile durdurur anında. 
    Eşimize, kızımıza, sevgilimize, emektar köpeğimize, yetiştirdiğimiz çiçeklere,
     büyüklerimize , tüm sevdiklerimize söyleyelim her an içimizden geldiğinde; duraksamadan,
    ” acaba tepkileri ne olur, yada çok söylemeyeyim etkisi azalır ” diye düşünmeden.
     Olabilir mi hiç böyle bir şey, etkisi azalabilir mi hiç. Bu iki sözcük ne kadar sık kullanılırsa 
    insanın içini o kadar okşar, o kadar sevgi ile doldurur, ilişkileri düzene sokar,
     uzaklar hemen yakınlaştırır, mesafeleri yok eder.
     Ne güzel bir şeydir bunu sıkça kullanabilmek,
     alışkanlık haline getirip söyleyebilmek. 

    Hayatın ne kadar acımasız, ne kadar kısa olduğunu, belki yarın
     sevdiğimiz ve değer verdiğimiz kişileri bir daha bulamayacaımızı düşünecek olursanız;
     bence şu anda, şu saniyeden itibaren, daha fazla geç kalmadan söyleyelim, 
    haykıralım sevgimizi; “ seni seviyorum ” diyelim.

    Eşimizi yada sevdiklerimizi yolculuğa uğurlarken hazırladımız bavulun içine,
    giyisilerin arasına “ seni seviyorum ” yazan minicik notlar iliştirelim. 
    Bizden önce eve geleceğini bildiğimiz anlarda yine onlar için evin çeşitli yerlerine 
     seni seviyorum ” mesajları bırakalım. İnanın o mesajları gördüklerinde yaşayacakları 
    mutluluğu kelimelerle anlatmak mümkün olmaz. Bu öylesine güzel bir sıcaklık, 
    öylesine güzel bir yakınlaşmadır, sözcüklere sığdıramazsınız gücünü.

    İçimizde tutup, saklayıp, ayda yılda bir kez söylediğimizde; hayatımızdaki
    “keşkelerin” sayısı hızla artacaktır inanın buna. 
    Oysaki “keşkelerin “geri dönüşleri yoktur; giden yıllarla birlikte onlarda gider, 
    yakalayamazsınız.

    O halde gelin kullanmaktan çekinmeyelim,
     seni seviyorum ” demeyi de sevelim, tüketelim bolca. 
    Bilin ki siz kullandıkça tükenmeyecek, 
    size geri dönşleri katlanarak artacaktır.

    cokk

     

                                                                                                                                                

     

                      

     

     Asil eksiklik, eksik oldugumuzu dusunmekti.
    Asil eksiklik, careyi baskasinda aramakti.
    Hayatin matematigi farkli; iki yarimi toplayinca bir etmiyor.
    insan tek basina mutsuzsa
    baska biriyle de mutlu olamiyor.
    once yalnizdik.
    9 ay boyunca karanlik bir yerde disari cikmayi
    bekledik ve
    dunyaya aglayarak geldik. Pisman gibiydik.
    Ya da mecburen gelmis gibi.
    Biraz buyudukten sonra, kendimizi bildigimiz anda,
    icimizi kemiren,
    kalbimizi kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik:
    Bir yerde bir eksik var.
    Korktuk. "Bunun sebebi ne?" diye sorduk kendimize.
    Cevabi yapistirdik:
    Demek ki sahip olmadigimiz bir seyler var.
    O yuzden eksiklik hissediyoruz."
    Peki, neye sahip olmamiz gerekiyor?
    cocukken,"yasimiz kucuk" diye dusunduk.
    Her istedigimizi yapamiyoruz.
    Kurallar, yasaklar var. Buyuyunce her sey yoluna
    girecek.
    Buyudukce Bir sey degismedi.
    Yine huzursuzduk. icimizden bir ses ayni sozcukleri
    fisildiyordu:
    "Bir eksik var."
    Kafamiz karisti.
    Nasil kurtulacagiz bu igrenc duygudan? Nasil gececek
    bu?
    Aklimiza yeni cevaplar geldi: Okulu bitirince gececek.

    Ise girince gececek.
    Para kazaninca gececek.
    Tatile gidince gececek.
    Okulu bitirdik. Diploma aldik. ise girdik. Kartvizit
    aldik.
    Calistik. Para kazandik. Tasindik. Araba aldik.
    Calistik.
    Eve yeni esyalar aldik.
    Tatile gittik. Dans ettik. Terfi ettik. Kartviziti
    degistirdik.
    Daha cok calistik. Daha cok para
    kazandik.Calistik.Calistik .
    Gecmedi. "Bir yerde bir eksik var" hissi, hala orada
    duruyordu.
    Bu sefer de "Sevgilimiz olunca gececek" dedik.
    "Yalnizligimiz sona erince bu illetten kurtulacagiz."
    Beklemeye basladik.
    Derken, biri cikti karsimiza. asik olduk. Ve aninda
    baska biri olduk.
    Daha guclu, daha guzel, daha akilli biri. Hesap
    cuzdanlari,
    kartvizitler,hatta ilaclar bile boyle hissetmemizi
    saglamamisti.
    Sevgilimizin gozlerinde, daha once bize verilmemis
    kadar buyuk sevgi ve hayranlik gorduk.
    Sevgilimizin gozlerinde Tanri' yi gorduk.
    Isigi gorduk. "Tunelin ucundaki isik bu olmali" diye
    dusunduk "kurtulduk."
    Sonra bir gun, daha dun bize deli gibi asik olan insan
    cekip gidiverdi.

     


    Ya da artik eskisi gibi sevmedigini soyledi.
    Ya da baska birine asik oldugunu soyledi.
    Ya da daha kotusu, baska birine asik oldu ama
    soylemedi.
    Telefonu acmamasindan, elimizi tutmamasindan,
    sevismemesine
    bahane bulmak zorunda kalmamak icin biz uyuduktan
    sonra yataga gelmesinden anladik,
    bir terslik oldugunu.....
    Belki de sevmekten vazgecen veya terk eden sevgilimiz
    degildi, bizdik.
    Fark etmez.
    Sonucta ask bitti.
    Simdi her yer bombos. Simdi tekrar yalniziz.


    Basladigimiz yere donduk.
    Yillarca ugrastik, eksigin ne oldugunu bulamadik.
    Halbuki her seyi denedik, her yere baktik.
    oyle mi?
    Bakmadigimiz bir yer kaldi. Icimize bakmadik.
    Eksik parcayi disarda aradik ama
    icimizde sakli olabilecegini akil etmedik.
    Birilerini sevdik, birileri bizi sevsin diye ugrastik
    ama kendimizi sevmedik.
    Sasiracak bir sey yok, tabi ki sevmedik.
    Kendimizi sevsek bu kadar kosturur muyduk?
    Canimiz yanmasin diye duvarlarin ardina saklanir
    miydik?
    Kendimizi bos sanip doldurmaya ugrasir miydik?
    Terk edilmekten korkar miydik?
    Asil eksiklik, eksik oldugumuzu dusunmekti.
    Asil eksiklik, careyi baskasinda aramakti.
    Hayatin matematigi farkli; iki yarimi toplayinca bir
    etmiyor.
    Insan tek basina mutsuzsa baska biriyle de mutlu
    olamiyor.
    Herkes beni sevsin" diye ugrasinca kimse gercekten
    sevmiyor, herkes
    sevgisine sart koyuyor, sinir koyuyor.
    Oysa "kendime duydugum sevgi bana yeter" diye dusununce,
    kendimizi oldugumuz gibi kabullenince yarim tamamlaniyor.
    Her sey bir oluyor.
    iste o zaman perde aralaniyor. Aci diniyor.
    iste o zaman baska 'bir' iyle bir
    araya gelerek, hesabin kitabin,
    korkunun kayginin
    hukum surdugu sahte bir sevgi yerine,
    gercek bir sevgi yaratilabiliyor.
    Sonsuz Sevgilerimle.....

    CAN DUNDAR 

     

     

    .............................................................................................................................................................................................................................................................

    ..

         

    .                                                                               

     

    Yokluğun yanımda İlacı yok ki yokluğunun hükmü olsun Gözlerimin ağrısı bir kadının çığlığı ..ve gecemi kimse anlamıyor artık Diğerlerine benzemiyor yokluğun Diğerlerine benzemiyor ayrılığın... Niye benzesin ki? Hepsinden çok sevilmedin mi? uykumu uyuttum uykusuz yatıyorum ama sen herşeyden habersiz ne güzel uyuyorsundur kimbilir ne kadar güzeldir saçlarının yastığı öpüşü tabi, ne yastığın haberi var ne saçlarının ben uyumuyorum.. yastığımda yok saçlarında.. Uykusuzluğumun sebebi gözlerin Bir de gülüşündeki tek gamze Gözlerimi kapatınca karanlık Açtığımda yüzüm yaralı Geçmezmiş bazı yaralar, derinmiş kederleri severken ölenlerin Ölmeden unutmam lazım o zaman seni dedim Unutmak ölmek Kimseye söyleyemedim Duramıyorum, ağlamaktan utanıyorum, utandıkça ağlıyorum! Belki bir tek gözyaşının çözebileceği bir dert değildir bu Ağlamamak lazım öyleyse Sevindirmemek lazım kederleri ya da böyle avutmamak lazım geceleri Yalnızlığımı, yapayalnızlığımı, yalpalayan yalnızlığımı.. Yanlızlığımı çekmek ağır geliyor omuzlarıma ..ve arka arkaya birbiriyle tanışan sigaralar Her nefes gece...her gece içimde... Gündüz ellerimde Ağla yüreğim ağla Ne kadar dert varsa birbirine bağla...

     Ceyhun Yılmaz

     

     

     Acı nedir bilir misin

    Yanındayken dokunamamak mı..

    Yoksa gözlerinin içine bakıpta

    Seni seviyorum diyememek mi..

    Hasret nedir bilirmisin

    Hissettigin duygular icinde kaybolmak

    Sevgi selinde yok yere boğulmak

    Belki güzel belki yasak aşk

    Onu andığın zaman yüreğin sızlar

    Gözlerin bir an dolarsa

    Ya yaşadıgın hayata üzülürsün

    Yada onu çok sevdiğine

    Sevmek guzelmiş derler

    Adresi nedense hep..

    Hüzün sokağına çıkıyor..

    Ya hüzne çıkmayan yollar

    Nereye çıkar ?

    Ben ağlarken o gülse bile

    O ağlarken ben yine ağlıyorum

    Bazen bir öfke söyletir insana

    Bu dünyada ya sen olmasaydın

    Yada ben diye...

    Aşk bumudur

    Yaşatır mazideki kırık hayalleri..

    Virane bozgun gönüllere

    Sanki yaralı bir ceylana...

    Dedim ya aşk hep acımdır

    Sevmeyi tanımayıp

    Sade ve yalın yaşamak

    Yaşamakmıdır hayatı öyle yasamak..

    Yada yasak gönüllerde aşk..

    Dili gönlü tutuk olmak

    Bilinmezki sen onu bir limanda

    Beklerken sessiz çaresiz

    O başka bir limanda dolaşır

    Bir gün o seni bulmak isterken

    Ne limanı bulabilir nede seni

    Kendi yureğine sözu geçmezken

    Gönlünün klavuzunu kaybetmiş habersiz

    Şansın varsa

    bir bakmışsın yolun..

    Hüzne çıkmayan yollara çıkmış...

     

     

     

     

    Bana aşktan hiç söz etme
    Sen sevmeyi ne bilirsin
    Bir aşk için ölesiye
    Beklemeyi ne bilirsin

    Düşündükçe içim yanar
    Ders vermemiş sana yıllar
    Taştan farksız kalbin mi var
    Özlemeyi ne bilirsin

    Ne gezer ki sende vefa
    Aşk nerede sen nerede
    Merhametsiz gecelerde
    Yalnızlığı ne bilirsin

    Sana kandım bunca zaman
    Senden eyvah senden aman
    Alev alev duman duman
    Tutuşmayı ne bilirsin

    Aldanmaktan yoruldun mu
    Acılarla yoğruldun mu
    Hiç sırtından vuruldun mu
    İsyanları ne bilirsin

    Ne bilirsin yağmur olup
    Çağlamayı ne bilirsin
    Kahkahalar savururken
    Ağlamayı ne bilirsin

    ne bilirsin sen......

    Hotmailinizi Türkce Yapin

     
     
     
     

     

     

     

     

    HOTMAİLİ TÜRKÇE OLMAYANLAR

    Kullanıcı adı ve şifreniz ile hotmail hesabınıza giriniz..

    Daha sonra adres satırına,

    http://by17fd.bay17.hotmail.msn.com/cgi-bin/Accountclose linkini kopyala adres satırına yapıştırıp git de...
    Çıkan ekranda Close My Account butonuna tıklayınız. Hesabınızın kapatıldığına dair bir ekran gelicek. Tekrardan çıkıp- giriş yapınız Activate My Account butonuna tıklayın...
    Karşınıza kullanım sözleşmesinin olduğu Term of Use sayfası gelecek. Burdaki butonlara tıklamıyoruz. Yani ne kabul nede kabul etmeme butonuna tıklamayın.
    Son olarak adres satırına

    &_lang=tr
    yazısını ekleyip enterlayın. Az önce karşınıza gelen kullanım sözleşmesi bu sefer türkçe olarak karşısınıza gelecek.
    Burda kabul ediyorum butonuna tıklayınız.  

    HOTMAİL ALANINIZI 250 MB YAPIN

                   

    Ve sonrada hotmailinizi bildiğim 25mb söylenen önce 25 sonra 250mb yapma işlemine gelelim.... Alanızdan kişisel profil bilgilerine girin... Şimdi Ülke/Bölge alanından "Amerika Birleşik Devletleri", Eyalet alanından "New Jersey"ı seçip, Posta Kodu alanına da "07099" yazalım.

    ((Not: Eğer eyalet ve posta kodunu olur da kabul etmezse aşağıdakilerini deneyin.
    Eyalet/Posta Kodu: New York 11100, California 93106, Florida 33332, Missisippi 39157, Tennessee 37010, Kansas 66013, Virginia 24716, Colorado 80303, New Mexico 87001, Georgia 30300, Illinois 60224, Massachusetts 14025, Connecticut 06520, Arizona 85521, Alabama 35197, Texas 72301
     )) profil bilgileriniz aşagıdaki gibi olacak kısaca  :)

     

    sonra bunları kydet diyelim.. :)

     

    sonra hesabı geçici olarak kapatmak için bağlantı adresini   adres satırına,

    http://by17fd.bay17.hotmail.msn.com/cgi-bin/Accountclose linkini kopyala adres satırına yapıştırıp git de...

    ve hesabımı kapat tusuna tıkla..

    sonra www.hotmail.com sayfasından az önce kapatmış olduğunuz hesabınızı açın ve ekrana gelen hesabımı etkinleştiri tıklayın..

      

      ve karşınıza gelecek sözleşmeyi kabul ediyorum dedikten sonra devam edin hepsi bu kadar kolay gelsin

     

     

    by_gora File Hosting

    ๑۩۞۩๑ (_GORA_) ๑۩۞۩๑

    SAYFAMA DAİR GÖRÜŞLERİNİZİ YAZARSANIZ SEVİNİRİM OSKARIDA ALSAM FENA OLMAZ HANİ

    12/19/2005

    BÖYLE KÖTÜ KADER..... İSTEMİYORUM !!

                             
     
     
     
     
                                                                                                                                                                        
          klip burda
                                                                                      

                                                         
     
          
     
     

    ..


    Sen Ve Gİzlİ Bİr UyaniŞ

    Sana uyandım yine bugün….
    Gözümü açtığımda, hayalin vardı yatağım bir ucunda
    Öyle masum, öyle içten bir halin vardı ki,
    Bakmaya bile kıyamadım…..
    Oysa ne çok Tutmak istedim ellerini,
    ve ne çok sarılmak istedim o hayaline….
    Ama korktum, seni bir kez daha yitireceğim kaybedeceğim diye korktum
    Tutamadım, yaklaşamadım yanına bile
    sen yeter ki yanımdan gitme diye
    Özlemişim seni biliyor musun?
    görünce anladım ,Yüreğim ısınınca,
    hayalin karşımda öyle dikili durunca anladım
    Gece uzaktı oysa…
    ne kadar bakarsam sana,
    o kadar kaybolacaktım yanında
    sesin karışsın istedim her bir kelimeme
    isyan olsun istedim
    seninle de, sensizde gecen, her gün her gece
    kim bilir beklide bu yüzden istedim çok
    önce ben seni unutmayı
    belki de bu yüzden git diyemedim sana
    ben kendim gitmeden önce

    sen ki,geceler boyu hasretine sarılıp uyuduğum
    sen ki,bütün sevgilerin üzerine koyduğum,
    sevdiğim…
    kim bilir, kaç aralık sabahını daha yaşatacaksın bana
    kim bilir, kaç sabahıma daha misafir olacaksın öyle usulca
    kim bilir, hangi rüya beni sana, seni de bana getirecek..
    hiç bilmiyorum…..
    oysa bakıyorum da, özlemin ağır basmış içime
    sesim ondan çıkmamış
    dokunmak isterken bile dokunamamışım
    ellerim kanamış, ellerim ağlamış
    ‘kime’ yada ‘neye’ isyan bu bilmiyorum
    bildiğim tek bir şey var
    ben her sabah seni aynı yerde görüyorum
    o yüzden değişmiyorum bile çarşaflarımı
    kokun gitmesin, izin silinmesin diye oradan
    zamanla alışıyorum galiba seninle olmaya
    yokluğunu bile getirmiyorum aklıma
    hatta yok olabilme ihtimalini bile düşünemiyorum
    ne garip değil mi?
    ellerin yok,yüzün yok,tenin yok, bedenin yok….
    Ama ben seni bu yoklar içinde bile
    varmışsın gibi yaşatıyorum
    Aslında hiç olmadığın kadar oluyorsun o an yanımda
    Ve ben o sureti bile seviyorum aslında yanımda
    Hadi şimdi hazırlan gitme vakti
    Karanlık yüzünü göstermeye başladı bile
    Giderken bi sarılsam sana diyorum ama olmuyor…
    Hadi git şimdi durma git…
    Ama yarın yine gel sabahıma…
    Ben yine seninle uyanacağım sabaha
    Ve sen yine benimle olacaksın karanlığa inat dünyamda
    Hadi git şimdi git…..tek bir kelime söyle ve git
    Yarın görüşmek üzere……seni seviyorum

                                                                                   

                                                   

     

     

     

     

     

     ALTTAKİ RESİMLERİ EKLEMEMDE SAĞLADIĞI EMEKLERİNDEN DOLAYI aLCeRaYa TESEKKÜR EDERİM....

                                        

                                                                                AŞKA DÖNÜŞ...

     

                                                                

                                                                  

                                                                 

                                                                 

                                                                 

                                                                 

                                                                 

                                                                 

                                                                 

                                                                

                                                                

                                                                 

                                                               

                                                                

                                                                

                                                                 

                                                               

                                                               

                                                               

                                                               

                                                                   

                                                                

                                                                

                                                               

                                                               

                                                                 

                                                                                  ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

                                

     

     Desem ki...
    İnan bana sevgilim inan,
    Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
    Ve soframda en eski şarap.
    Ben sende yaşıyorum,
    Sen bende hüküm sürmektesin.
    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    Rüzgârlara, nehirlere, kuşlara......

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

                      

                

      

     

    ALOOO BAK Bİ BURAYA!! Vous êtes sur mon blog depuis...Vous êtes sur mon blog depuis...DAKİKAAAA Vous êtes sur mon blog depuis...Vous êtes sur mon blog depuis...SANİYEDİR SAYFAMDASIN OYUNU KULLANDIN MI SEN BAKIM   hımm.. PEKİ ZİYARETÇİ DEFTERİME BİŞİLER ÇİZİTTİRDİN Mİ  FALLA MI  LİNKLERİDE BAKIP RESİMLERİ COPY YAPMADAN TAA BURALARA GELDİYSEN AL SANA Bİ HEDİYE TIKLA TIKLA ÇEKİNME  

                       BY G_O_R_A_