|
Gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin... Varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim... "Keşke sen yanımda oslaydın,keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık" diye hayıflanmıyorum artık..... Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede.... Yazık! son sözü zaman söyleyecek... Yazık! bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı... Ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi! Bunu engelleyen senin varlığın... ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni... işte bu kadar güzeldir senin yokluğun... işte bu kadar ayrılğına üzülmemi engelliyor varlığın.....
VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ.....
Ve unutma seninle asla helalleşmiyorum….
VARLIĞININ CANI CEHENNEME!!!
 
_______
Ilık rüzgarla gelen 1 müzik sesiyle daliverdim uzaklara “Asik olmak günahsa ben bir günahkarim. Pisman degilim tanrim. "Diyordu yumusak bir ses. bir sizi saplandi ilk önce kalbime. sensizlik yüregimi yakiyodu, sana hasrettim. sari kurumus yapraklar arasinda, ruzgarin yuzume vurmasiyle kokunu duydum sanki… yalnizdim, mutsuzdum sen yoktun ebediyen gitmistin… simdi yanimda olsaydin, kollarinla beni sarar, yuzume dagilan saclarimi parmaklarinla duzeltirdin… iki taraftan kulaklarimin arkasina sıkıştirir, “boyle daha guzel Askim” derdin. yuzume dusen saclarima, tuzlu gozyaslarim karisiyo simdi. “sakin ha aglama, seni birgun bile aglarken gormek istemiyorum” derdin bana. Simdi bir yerleden bakiyosa gozlerin uzuluyosundur. Ama gozyaslarima søz geciremiyom sevgilim. hani biz sonsuza kadar mutlu olacaktik? Hani birbirimizi terketmiyecektik? Neden beni tek basima birakip gittin Askim? Kaza haberin geldiginde inanamadim… evimizden nasıl ciktigimi bile hatirlayamiyorum. Hastanede seni oyle kanlarin icinde baygin bir sekilde gorunce, dunya basima yikildi. elini tuttum ve sen gozlerini actin. “sakin ha! Sakin elimi birakma” dedigin zaman bile “gozlerindeki ormanda yagmur yagmasin” dedin. yanaklarimdan suzulen sicim gibi yaslar yuzune döküldügünün farkinda bile degildim. Amaliathanenin kapisina kadar elini hic birakmadim ve mecburen elini ayirdilar benden… Saatlerce o odada kaldin. ciktigin zaman komadaydin. Doktorlar ümitsizce gözlerime bakiyordu. seni odana götürdüler. Neydi? Neden o makinalari vücüduna baglamislardi? Sen yasayacaktin.beni birakmayacaktin, yemin etmistin. yavasca elimi elinin uzerine koydum. hic kipirdamiyordun. Gunlerce basucunda bekledim… farkinda bile degildim. hep uyuyordun. yanimda seni beklerken; gecirdigimiz gunler bir film seridi gibi gozlerimden gecti… beni kizdirmalarin, sinir etmelerin ve ondan sonra gonlumu almak icin butun evi ben yokken cicek bahcesine cevirmen. Dogum gunlerimizde aldigimiz hediyler. Hani son dogum gununde sana bir kazak almistim’da hemen giyip mankenlik yapmistin’ya ve ben seninle dalga gecmistim, sende alp pastayi yuzume yapistirmistin ve sonra bütün evi pastayla alt ust etmistik. temizlemesi ne zor olmustu demi Askim? Ne kadar deliymisiz, ne kadar asikmisiz… mavi kazagini son gordugumde, kanlar icindeydi… kaza gunu onu giyiyormussun meger. cok sinir ettin beni, nasıl cikacak simdi kazaktaki kan lekeleri? Olmadi simdii, iyilesir iyilesmez, kazagini sen yikayacaksin… onu sana ben aldim, atsak olmaz’ki. Hala uyanmadin… bir haft gecti, hicbir kipirdi yok. Doktorlarin biri gidiyor, biri geliyor… soyledikleri hicbirseyi artik anlamiyordum… bu arada, o yagmurlu gun geldi aklima. Bisikletlerle yarıs yaptigimiz o gun… hani ani bir yagmur baslamisti, eve zor yetismistik… balkonda Durup yagmuru izlerken, birgun bebegimiz olursa ismini yagmur koyalim demistik… bizim yagmurumuz yaz yagmuru olsun demistik… ve birgun daha gecti iste yanimda. sen o yatakta haraketsiz yatarken birgun daha gecti. elm elinde. ve basim yatagin yaninda, kendimden gecmisim. ve aniden elin elimde kipirdadi. aniden kirmizi, şiş gozlerimi sana cevirdim ve. gozlerini actin. o halinle bile gulumsuyordun bana. Dudaklarina kucucuk 1 opucuk kondururken, sessizce gozlerimden yin bilincsizce tuzlu gozyaslarim, dudaklarina dustu… kizar gibi yin baktin bana. “TAMAM dedim aglamayacagim” gozlerime baktin bugulu… hic beklemedigim bir anda dudaklarin kipirdamaya basladi!!“AFFET BENI” dedin. “ birbirimizi terketmiyecektik, hala dahada seni terketmedim ama. Dedin. Ve gerisini duymak bile istemiyordum, parmaklarimla dudaklarini kapattim. “konusma, yorulma, sonra konusuruz” dedim. Ama sen basima “simdi” dercesine isaret ettin. “sehre inmistim, yildönümümüz icin begendigin tek tasli pirlanta yuzugu alacaktim, aldimda. Yaninda 3 tane gul vardi, arabanin torpido gozunde yuzugun, koltuktada gullerin vardi” dedin. ve devam ettin “hayatimda gecirdigim en guzel yillari seninle paylastim. Gozlerim, kalbim hep yaninda olacak. arabadan emanetlerini almayi unutma" dedin bana... gozlerimdeki yaslari artik durduramiyordum. " bir dahaki sonbahara yurudugumuz yolda, yalniz yuruyeceksin ve cok guclu olcaksin. Beni affet askim seni bensiz birakamiyom. seni canimdan cok seviyorum, son bir opucuk ver bana" dedin. ve bir elim elinde, bir elimde alnini oksarken istedigini yaptim. Dudaklarin sicakti ve aniden makineden ince bir ses geldi. Elin elimden kopuverdi. gozlerin yavasca kapandi... doktorlar kosup geldiler. oylece orada kaliverdim,, hareketsiz kaldim, donmustum. doktorlar seni goturduler. artik sen yoktun, YALNIZDIM.
simdi sensiz gecen ilk son bahardayim. yurudumuz yolda kurumus yapraklarin arasinda tek basimayim. arabadan bana getirdigin emanetlerimin biri evde, diyeri parmagimda. yuzugunu yasadigim surece parmagimdan, gullerini yatagimin yanindanHIC AYIRMAYACAM. Mavi kazagini yikadim, temizledim. yastiginin uzerinde duruyo. kulagimda bana soyledin sarkiyla yuruyorum tek basima söz verdigim gibi,SARI YAPRAKLI YOLDA. ASKIM.
___

Kan kokuyor hava kan... bu sabah, güneş bile kızıla dönmüş. kan kokuyor dünyam bu sabah, kan... damarlarımda dolaşırken gözlerimden fışkırıyor, odama. bütün duvarlar bulandı kana, ve odam da kan kokuyor artık... kan kokusu kapladı tenimi nadide bir parfüm gibi... kanla yazacağım günlüğüme, bu günün tarihini kanla atacağım tarihe imzamın en etkinini .... ............ ......... günlüğüm de kan kokacak tenim gibi hava gibi dünyam gibi benim gibi kan kokacak... senin gibi........ ....... ... . kanıyorum kan kokuyorum kan soluyorum kan görüyorum ve kalbimden akmaya çalışan son damla kan da boğuluyorum seni sakladığım o son damla da seninle kan oldum kana kana kanıyorum... kan kokuyorum kan kokuyorum kan........
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...
"Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... "
Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.
Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz...
Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni, Sen birtanem din!
Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk Özel'di....
"Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye...
Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye...Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi...
Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!
İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...
Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç bahsetmeseydim Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum! Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum. Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...
Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!
Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa, ben geceler'de ıslanıyor olacağım,Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım...
Ben Kaybettim... Sen Kazandın! Artık sesimi duymayacaksın...
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ama ben artık gidiyorum..
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...
Ve Lütfen, Aralık'ta yağmur yağdığında sakın İstiklale gelme.
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum....
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...
  
|